|
KURTULUŞ SAVAŞINDA MARDİN |

Mardin,
kurtuluşunu politik zekasıyla
kan dökmeden ve acı günler
yaşamadan elde etmiştir. Dünya
tarihine damgasını vuran Kartal
Kalesini önce İngilizler sonra
da Fransızlar zapt etmek
istemiştir.
İngiltere yönetimindeki Irak
Valisi Nüel halkın ileri
gelenlerinden şehri istemiş
ancak, halkın bu duruma karşı
durması sebebiyle şehri terk
etmiştir.
Zaten
Mardin ahalisi Suriye itilaf
namesini haber alır almaz bunu
protesto etti. 30 Ekim 1919
tarihinde 25.000 kişinin
katıldığı bir miting akdeden
Mardin halkı Güney Cephesi’ndeki
durumu, dolayısıyla işgali
protesto etmiş ve Heyet-i
Merkeziyye namına Hüseyin imzası
ile şu protestoyu
yayımlanmıştır.
“Haksız ve adaletsiz bir sulh
kararın medeniyet alemine refah
ve saadet getireceği yerde,
kanlı bir istikbal doğuracağı
herkesçe bilinmektedir. Tarih ve
tabii hukuk gereği İslam
Halifesi ve Osmanlı vatanının
selameti ve hayat hakkını
kanlarının son damlasına kadar
muhafazaya mecbur olan
milyonlarca Müslüman ve Osmanlı
namına yirmibeşbin nüfusun
akdettiği mitingde, Mardin
Müdafaai-i Hukuk-u Milliyesi
halkın düşüncelerine tercüman
olmuş.
Bu
hislerle hareket ederek,
Fransızlar tarafından şehrin
işgal edileceğini duyan
Mardinliler milis kuvvetlerini
oluşturarak Mustafa Kemal’in
hızlandırdığı Erzurum Kongresine
iki temsilci gönderdiler. Büyük
önderle görüşüp moral ve manevi
destek aldıktan sonra,
kuvvetlerini daha da
güçlendirdiler.
Fransız Norman, Mardin’e
gelince, güvenliği sağlayan
silahlı milisler Norman’a
saldırmaya çalışan halkı
durdurmaya çalışıyorlardı.
Fransız Komutan bu tepki
karşısında ne yapacağını
şaşırmıştır. Mardin
Belediyesinde halkın
yöneticilerine Mardin’i teslim
etmeleri halinde Avrupa’nın en
büyük şehirleri arasına
gireceklerini, işsizliği ortadan
kaldıracaklarını ve yönetimi
yerli halktan oluşturacaklarını
anlatmıştır. Ancak şehrin ileri
gelenleri binlerce asker
tarafından şehrin korunduğunu,
gitmemeleri durumunda kan
döküleceğini bildirmişlerdir.
Durumun ciddiyetini anlayan Norman kendisine istasyona kadar
eşlik edilmesini istemiş ve
trene binerek şehri terk
etmiştir. Atatürk’ün önerileri
halkın tepkisi ve tek yürek
olması şehri düşman işgalinden
kurtarmıştır.
|