T.C.Mardin Valiliği
 
 
 

 
 
 

Fotoğraf ve Yazılar Lütfi ÖZGÜNAYDIN'ın Mardin isimli eserinden alınmıştır.

Mardin'e Özlemle

Diller Bir Senfoni

Pencerelerden Mezopotamya Ovasına

Efsaneler Kol Gezer

Sihirli Geçit

Manastırlar

Mardin Güvercinsiz Olur mu?

Zincirin Tılsımı

Mardin Kalesi

Dereiçi Köyü

Kahvesini Önüne Koydu ve Öylece Baktı

Mezarlar Kente Bakar

Munganların Evi

Dara'da Zindana Düştüm

Yılanların Efendisi Şahmaran

Duvardaki Sızı

Hayat Mezopotamya Ovasına Akar

Gün Işır Dil Söyler

İnsan ve Işık

Medresenin Önünde

Babil'e Akan Sevda mıydı?

Gece Ne Çok Şeyi Saklar

Artuklular Kitabı (2 cilt)

    Geri

DEREİÇİ KÖYÜ

 

   Bozkırdan yeşilin içine düştüm.Yol kıyısında sürüp giden yeşilliğin ardından Savur dimdik bir tepeye sarılmış öylece bekliyordu beni. Kollarıyla sımsıkı sarılmıştı tepeye... Konağı-nın damından bakınca bu hisse kapıldım. Sonra sokaklarda abbaraların içinde yine taş işçiliğinin doruğa ulaştığı yüzeylerde görsel tarihine baktım Savur'un. Tüm konutlarıyla taş olgusuyla kalsaydı, betonla kirlenmeseydi taş evler tepenin boynuna asılmış inci gibi olacaktı. Savur'da inci gibi bir oda gördüm, insanın aklını alacak güzellikte bir oda beyaz örtüleri, ahşap işçiliğiyle yüzyıllık yaşamı simgeliyordu. Savur'dan Dereiçi köyüne yine yeşillere üzüm bağlarına teğet yürüdük. Ballı üzümler, susuz toprağın bağrından fışkıran asmala-rın yeşil yapraklarının ara-sından parıldıyordu. Bir hazine Dereiçi köyü. Yeniden ele alınsa sokakları, evleri, kilisesi onarılsa bir Venedik eder. Prof. Metin Hoca gelmiş hemen girişteki caddeyi onarıp açmak istemiş. Hoca bu ülkenin değerlerinin sahibi. Ayak izi her yerde. Bir ev çektim. Biri duruyordu yetmesinde. Dimdik öylece duruyordu. Bir insan bir ev... Şimdi yüreğime düştü o görüntü. İlk kez gördüğüm köy kül-lenmiş mücevher gibi... Bu külleri kaldırıp parlatmak gerek her şeyi. Kilisenin önündeki mezarın önünde öylece kaldım. Süryani kiliselerinin avlularına önemli insanlar gömülebiliyor. Görkemli mezar orada köyün geçmişini anlatıyor sanki. Evlerin doğa ile uyumu insana huzur veriyor. Boş olsa da evler. Köyün doğa üzerindeki duruşu öylesine çok şey anlatıyor ki... İnsan burada doğaya duyduğu saygıyı ortaya koyuyor. "Bu köy yaşamalı" diyor insan içinden... Bu köy yaşatılmalı. Doğa ile uyumu tüm insanlar görmeli... Asıl bu köyün insanları köye el uzatmalı... Parıltılı üzümlerin sarıp sarmaladığı buruk şarap tadındaki görsel değerlere herkesin gözü değmeli. Böylesi kaç köy var doğa üstünde? Böylesine estetik, böylesine uyumlu huzur veren kaç köy vardır? Dereiçi kiliseleri, mezarları ve boynu bükük evleri ile orada duruyor. Hiç değilse beton yapıştırılmasa bu konutlara. Olduğu gibi tüm onurları ile öylece yaşasalar... Motifleri, gölgeleri, gün sonunda sararan taşları ile tepenin önünde öylece dizili kalarak yaşayabildikleri kadar yaşasalar. Beton kirletmese o evleri. Altına bakır katılmasın. Öylece parıltılar saçsın.
 

 
 
 

2006 © Mardin Valiliği - Yenişehir/Mardin
Tel: 0 482 212 10 06-212 37 41 Faks: 0 482 212 32 32