T.C.Mardin Valiliği
 
 
 

 
 
 

Mardin Kent Müzesi

Fotoğraflar

Basın Toplantısı

Mardinli Hemşehrilerimize Çağrı

Restorasyon Çalışmaları Başladı

Kent Müzesi Günlüğü

    Geri

          Sabancı’nın Vasiyeti Gerçekleştirildi…

Mardin’e Sakıp Sabancı Müzesi

 

Mardin Kent Müzesine kavuşuyor… 12 bin yıllık tarihi ile birçok medeniyete ev sahipliği yapan Mardin’e yakışır bir müze yapmak için ilk adım atıldı. Bir yıl içinde tamamlanacak “Sakıp Sabancı Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi” yaklaşık 3,5 milyon YTL’ye mal olacak. Böylece merhum Sakıp SABANCI’nın vasiyeti de gerçekleşmiş olacak.  Taşın, şiirin ve inancın kenti Mardin’e, Hacı Ömer Sabancı Vakfı’nın katkılarıyla yapılacak müze için eski Vergi Dairesi Binası’nın restorasyon işlemine başlandı. Restorasyon için ilk kazmayı Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler SABANCI vurdu. Törene, Sakıp SABANCI’nın kızı Dilek SABANCI,  İstanbul Valisi Muammer GÜLER ve Mardin Belediye Başkanı Metin PAMUKÇU’da katıldı. Mardin Valisi Mehmet KILIÇLAR heyete Valilik Nişli Toplantı Salonu’nda sinevizyon gösterisi yaptırdı. Sakıp SABANCI için hazırlanan özel sinevizyon gösterisinde Güler SABANCI, göz yaşlarına hakim olamadı. Mardin doğumlu olan ancak 5 yaşında ayrılan İstanbul Valisi Muammer GÜLER de duygulu anlar yaşadı. 

Restorasyon başlatma töreninde konuşan MAREV Başkanı Fehmi TAHİNCİOĞLU  “Sabancı ailesi tarafından kurulan ve bugüne kadar memleketimizin her tarafında eğitim, kültür ve daha pek çok alanlarda imzası bulunan ülkemizin en önemli ve en önde gelen hayır kurumlarından biri olan “Sabancı Vakfı” tarafından restorasyonu gerçekleştirilecek olan “Sakıp Sabancı Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi” restorasyon projesinin hayata geçirilmesi nedeniyle bu anlamlı günde sizinle beraber olmak için İstanbul’dan birlikte geldiğimiz İstanbul’daki Mardinliler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Yönetmenler Kurulu Başkanı,  Av. Haluk ELDEM, Vakıf Genel Başkan Yardımcısı Abidin KAYHAN, Vakıf Genel Sekreteri Semra ELDEM, Yönetmenler Kurulu Üyelerimiz Sayın Dr. Z.Abidin ERDEM, Dr. Nezih ERDEM, Şenol ŞAYLI ve Mardin’de bize katılan onursal Genel Başkanlarımızdan Sayın Münir ÇAĞLAR, Mardin temsilcimiz Sayın Selahattin BİLİRER ve tüm kurucu ve mensuplarımız adına hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyor, hoş geldiniz diyorum. Öncelikle Mardin’in çok tarihi bir mekânında yer alan ve Sultan II. Abdülhamit zamanında süvari kışlası olarak inşa edilerek, daha sonra uzun süre askerlik şubesi ve vergi dairesi olarak hizmet görmüş bir binanın “Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi” olarak restorasyonu ve hizmete açılması konusunda İstanbul Valimiz, değerli hemşehrimiz Sayın Muammer GÜLER’e, yardım ve destek sözü veren ve ne yazık ki bugün aramızda bulunmasına ömrü vefa etmeyen, ülkemizin gelmiş geçmiş en büyük sanayici ve iş adamlarının başında gelen, Sayın Sakıp SABANCI’yı burada bir kere daha minnet ve rahmetle anıyor, mekânının cennet olmasını Allah’tan diliyorum.

Çeşitli dillerin, dinlerin, ırkların ve uygarlıkların asırlardır bir arada barış ve hoşgörü içinde birlikte yaşadığı ve bu özelliği ile dünyaya örnek ve ibret olması gereken uygarlıklar kenti Mardinimizde gerçekleştirilecek bu hayırlı teşebbüse öncülük eden, desteğini eksik etmeyen başta Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri aziz hemşehrimiz ve vakfımız Onur Üyesi Sayın Kemal NEHROZOĞLU’na, İstanbul Valimiz ve Yönetmenler Kurulu Üyemiz Sayın Muammer GÜLER’e, toprağımızın altını ve üstünü yeniden keşfetmemize ve gün ışığına çıkarılmasında emsalsiz hizmetleri bulunan Çekül Vakfı Başkanı gerçek dost ve onur üyemiz Sayın Prof. Dr. Metin SÖZEN’e en derin minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Sabancı ailesinin değerli üyeleri Sayın Güler SABANCI ve Sayın Dilek SABANCI Hanımefendiler, Babanız ve amcanız merhum Sakıp SABANCI’nın verdiği sözü bir vasiyet gibi kabul ederek, çok hayırlı ve uygarlık tarihi ile yaşıt bu kent için çok yararlı bu projeyi gerçekleştirmekte olmanızdan dolayı sizi kutluyor, en derin minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz. Ayrıca bugün burada olmanızdan da büyük bir mutluluk ve onur duyduğumuzu ifade ediyorum.

Burada ilin Valisi ve Belediye Başkanı ile diğer yöneticileriyle tanıştınız. Hepsi genç, yetenekli ve memlekete hizmet arzusu ve heyecanı ile dolu mümtaz yöneticilerimiz. Şundan emin olunuz ki, MAREV bu değerli yöneticilerimizle birlikte sizin bu hayırlı teşebbüse harcayacağınız her kuruşun bekçisi olacak, en iyi şekilde ve yerinde harcanması için her türlü çabayı gösterecektir.

Ayrıca belirtmek isterim ki, Vakfımız, Sayın Valimiz ve Belediye Başkanımızın başlattıkları Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesine obje toplama kampanyasına aktif olarak katılacak, gerekirse İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerdeki Mardinlilerin evlerini tek tek ziyaret edecek, buna ilaveten Mardin’in yararına olan her işte olduğu gibi, bu hayırlı işte de üzerine düşen her şeyi yapacaktır. Sözlerime son verirken, Vakfımız Yürütme Kurulu’nun önerisi üzerine Vakıf Yönetmenler Kurulumuzun, Sayın Güler SABANCI’ya ve Sayın Dilek SABANCI’ya, Vakfımızın Onur Üyeliğinin tevcihine ilişkin kararını duyuruyor ve kabul ettikleri takdirde, kendilerine Vakfımız Onur Üyeliği berat ve plaketini İstanbul’da takdim edeceğimizi duyurmaktan büyük onur duyduğumuzu belirtmek istiyorum.

Tüm değerli misafirlerimize tekrar hoş geldiniz diyor, saygılar sunuyorum” dedi.

 

ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Dr. Metin SÖZEN ise konuşmasında; Mardin’in dönüm noktasında olduğunu söyleyerek; “Sıcakta kısa konuşmak gerekir. Oysa çok güç, yorucu ve “uzun bir dönemden” sonra düze çıkma noktasında burada toplanmış bulunuyoruz. Söylenecek sözler, anılacak kimlikler, unutulmaması gereken gerçekler var. Yarım yüzyıl, 1956–2006... Karşınızda duran eski Vali Konağı’nda bizleri ağırlayan valilerin bir bölümü aramızdan ayrıldı. Hükümet Konağı ise, özgünlüğünü yitirmemişti. Onarıp işlevlendireceğimiz tarihi Süvari Kışlası, bugünkünden “daha dik” duruyordu. Olanlar hep arada oldu, yarım yüzyıl içinde oldu. Tek bir sanatçının elinden çıkmış izlenimini veren görkemli Mardin kenti, çarpıcı-şaşırtıcı kimliğiyle o yıllarda, görenlerin “düşlerine girecek” kadar bütünlüğünü koruyordu. “Dünle gitti cancağızım ne varsa düne ait/Bugün yeni şeyler söylemek lazım” diyor Mevlana. 50 yılın yanlışlıklarla dolu öyküsünü görmezlikten gelerek, bugün ulaştığımız noktaya bakalım. Önce yanlışlara “dur” demeyi öğrendik... Birlikte olmayı öğrendik... Gerekli örgütlenmeyi sağlama yolunda güvenli adımlar attık... Bugün burada konuşanlar, “kamu-yerel-sivil-özel” kesimin emek vermiş yetkilileri... Dünün yanlışlarını doğrulara döndürmeye uğraşanlar...  Bence “en büyük kaynak”, en büyük güç bu birliktelikte.

Bunun en somut sonucunu Çarşamba günü Ankara’da “Güneydoğu Anadolu Kültürel Miras ve Turizm Kalkınma Birliği”ni kurarak aldık. Ülkemizin her kesimden diri güçleri, doğal ve kültürel mirasın korunmasında yeni döneme girildiğinin altını çizdiler. Sayın Mardin Valimiz Mehmet KILIÇLAR, Belediye Başkanımız Metin PAMUKÇU’nun mutluluğu biraz daha farklıydı. Büyük bir çekişmeden sonra, GAP’ın 9 ili içinde ilk merkez olma şansını Mardin yakaladı. Bir büyük sorumluluğu yüklendi. Ben ve arkadaşlarım bu noktalara gelebilmek için yarım yüzyılımızı verdik. Halkla çözemediğimiz her şey, gelir bir noktada “dikkatsizliğin tutsağı” olur. Mardin kitabı hazırlanırken özellikle kendi yazımın başlığını “Yeniden Mardin” koydum. Çünkü artık yeni bir döneme girmiş bulunuyoruz. Geliştirdiğimiz yeni kavramların kökleştirilmesine çalışıyoruz... Dün üzülerek gezdiğim “Mardin’i Mardin kılan” yapıtlar, geç de olsa eski kimliklerine, eski yüzlerine kavuşuyorlar... Kısa bir süre sonra burada kimlikli bir meydan bulacaksınız... Türkiye’nin her tarafından gelmiş öğrenciler bulacaksınız... Zengin bir kitaplık bulacaksınız... Uluslararası toplantıların yapıldığını göreceksiniz... Her Mardinli “kendisinin bir parçasını” burada bulacak... “Belleğimizi yitirmedik biz Mardinliyiz” diyecekler...

İnsanların, düşlerini de sağlıklı görebilmeleri için “ileri hedefleri” olmalıdır. Böyle düşleri, böyle hedefleri olanlar şimdi burada... artık gönlü doğrularla çarpanlar burada… Onlarla Mardin için “Yol Haritası” çizdik. Herkesin katılabileceği önümüzde sağlıklı bir yol var. Bu kimlikli çizgide sevgili Sakıp SABANCI, tüm ailesiyle, tüm yakınlarıyla “kalıcılığın mutluluğunu” yaşayacak... Dünya kenti Mardinliler onu bağırlarına basmakla onur duyacaklar... Muammer GÜLER, Temel KOÇAKLAR ve bizler de yalın yaşamımızda, Mardin’in varlığıyla, inceliklerin öneminin sağladığı özel duygularla yetinmeyi bileceğiz.

Emeği geçen herkesi kutluyorum... Düzeyli bitmesi yolunda herkesi katkıya çağırıyorum.” dedi.

Törende konuşan Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler SABANCI , Sabancı Vakfı' nın eğitime ve kültüre önem verdiğini belirterek;

         “Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi’nin Restorasyon çalışmalarının başlaması ile ilgili yapılan toplantıya katıldığınız için hepinize teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum.

          Rahmetli Sakıp SABANCI Bey’i hepiniz tanıyorsunuz, kendisi çok önemli bir iş adamı olması yanında büyük bir hayırseverdi. Özellikle eğitime ve kültüre hayatta iken birçok şey kazandırdı. Vefatından sonra da gerek Sabancı Üniversitesi’ne gerekse Sabancı Vakfı’na ayrı ayrı bıraktığı fonlar ve vasiyeti ile kendi isminin yaşatılmasını istediği projeler konusunda bizlere yol gösterdi. Üniversite ayağında; bursları, uluslar arası araştırma ödülü ve üniversiteye bağlı Sakıp Sabancı Müzesi ile ilgili yatırımlara devam ediyoruz. Sabancı Vakfı ayağından ise; Kandilli’deki Adile Sultan Sarayı Restorasyonunu tamamladık ve önümüzdeki haftaya işletmeye açıyoruz. Ayrıca, İstanbul Sanayi Odası kompleksinde henüz protokolü imzalanacak olan Sakıp Sabancı Konferans Salonu da yakın zamanda gerçekleşecektir.

Bugün de burada ÇEKÜL Vakfı Başkanı Sayın Metin SÖZEN hocamın ve İstanbul Valimiz Sayın Muammer GÜLER Bey’in bize gösterdikleri yönle Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Restorasyon Projesini başlatmanın sevincini yaşıyoruz.

Bu Müze, Mardin’in asırlardır biriktirilmiş tarihi kültürünün tanıtımına yardımcı olacaktır. Bu yatırımla birlikte Vakfımızın bugüne kadar yaptırdığı yatırımlar 1 Milyar doları aşmaktadır. Müzenin, gerek Mardin’in gerekse ülkemizin tanıtımına büyük yararlar sağlayacağına olan inancımla, hayırlı olmasını diliyor; teşrifiniz için hepinize tekrar teşekkür edip, saygılar sunuyorum.” dedi.

Güler SABANCI’nın ardından bir konuma yapan Dilek SABANCI ise Rahmetli Babasının Vasiyetini yerine getirmenin mutluluğunu ve gönül rahatlığını yaşadığını belirterek; “Rahmetli Babamın adını taşıyan Mardin Kent Müzesi’nin ve benim adımı taşıyan Sanat Galerisi’nin Restorasyon Projesi Programı Töreni’ne katıldığınız için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor ve hoş geldiniz diyorum. M.Ö. 4500 yılından beri bilinen, birçok medeniyetlere ev sahipliği yapmış Mardin’imizin tarihi, turistik ve arkeolojik zenginliklere sahip bir açık hava müzesi durumunda olduğu hepinizin malumudur.

Önceleri Süvari Kışlası olarak; sonra Vergi Dairesi Binası olarak kullanılan ve mülkiyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’na tahsis edilen bu 2 katlı koruma altındaki binanın müze ve sanat galerisi haline getirilmesi için röleve çalışmalarını yapan ÇEKÜL Vakfı Başkanı Prof. Sayın Metin SÖZEN’e ve başından beri bürokratik engellerin aşılmasına katkıları unutulmayacak olan eski Mardin Valimiz Sayın Temel KOÇAKLAR’a şükranlarımı sunuyorum.

Bu topraklardan kazandığımızı bu toprağın insanları ile paylaşmayı prensip edinen Sabancı Vakfı kurucuları olan Sabancı Ailesi’nden ebediyete intikal edenleri bu vesile ile rahmetle anıyorum.

Bugüne kadar yurdumuzun kalkınmakta geri kalmış bölgeler başta olmak üzere, 57 yerleşim merkezinde 121 eser kazandırmanın gururunu yaşayan Hacı Ömer Sabancı Vakfı, Mardin İlimize de böyle bir eser kazandıracağı için gurur duymaktadır. Bu vesile ile Vakfımızın Mütevelli Heyeti Başkanı Sayın Güler SABANCI’ya teşekkür ediyorum.

Rahmetli babam; “mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi” diye sorar ve bizlere “emanetçiyiz” derdi. Bu düşünce ile İstanbul Boğazı’nın en güzel yerindeki Atlı Köşkü Müze yapmış ve içindeki paha biçilmez Kuran’ı Kerimleri, Fermanları ve eşyaları da Sabancı Üniversitesi’ne bağışlamıştır. Sabancı Ailesi olarak O’nun ismini yaşatmak ve gelecek nesillerce de anılmasını sağlamak için çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Bu çerçevede ben, 2001 yılında Antalya Kapalı Spor Salonu, 2002 yılında İstanbul Engelliler Parkı, 2004 yılında Kocaeli’nde Gülen Yüzler Mesleki Rehabilitasyon ve işyeri Merkezi’ni gerçekleştirdim.

Son olarak Konya Selçuk Üniversitesi’nde Konservatuar inşaatına başlanmış olup; Eylül 2006 sonunda tamamlanacaktır. Bu güzel yurdumuzun bu köşesinde de bir Sakıp Sabancı Müzesi açılması bu bakımdan çok anlam taşımaktadır. Bu nedenle, bu mekânı bu gayeye tahsis edenlere de Sabancı Ailesi adına şükranlarımı sunmayı borç biliyorum.

Buraya teşrif ettiğiniz için hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyor ve Müze’nin, Mardin’imizi ve ülkemizin tanıtımında faydalı olması dileklerimle hepinize saygılar sunuyorum.” dedi.

Törende konuşan Mardin Belediye Başkanı Metin PAMUKÇU ise; Mardin’e gönül vermiş bu kadar değerli misafirleri Mardin’de ağılamaktan onur duyduğunu belirterek, “İnsanlığın yarattığı uygarlıkların, yaşadığı tarihsel evrimlerin bir çoğundan beslenmiş, neredeyse dünya uygarlığı ile yaşıt şehrimizin, “Sakıp Sabancı Kent Müzesi Ve Dilek Sabancı Sanat Galerisi” restorasyonunun başlatılma töreninde, sizleri aramızda görmekten onur duyuyor ve hoş geldiniz diyorum.

Sosyal dokusuyla, kültürel zenginliği ile, inançlarıyla örnek bir şehir olan ilimiz, duyarlı insanlara hüznünü ve umudunu aynı anda haykırıyor. Bu sesin yükselmesi tarihsel kodlarındaki değerlerin değerlendirilmesine bağlıdır.

İşte bu duyarlılığı göstererek, Mardin’de kent müzesi ve sanat galerisi yapımı için çalışmaları başlatan, hayatı boyunca umut ve pozitif enerji yayan, yüreği insan sevgisiyle dolu geniş vizyonuyla olaylara ve hayata, farklı açılardan bakabilen, milyonların gönlünde tht kurmuş Sayın SAKIP beyefendiyi bir kez daha rahmet ve saygıyla anıyoruz.

İlimizde kurulacak olan güzel sanatlar ve mimarlık fakültesi binasının hemen yanında kent müzesi ve sanat galerisinin kurulacak olması, tarihi mirasın onarılmasının yanı sıra geleceğin yapılanmasına, sanatsal ve mimari bir bakış açısıyla zenginlik katacaktır. İlimizin mimari ve kültürel zenginliklerinin korunması ve yaşatılmasında ve bu projeye sundukları katkılardan dolayı, İstanbul Valisi Sayın Muammer GÜLER’ e,eski Mardin Valimiz Muğla Valisi Sayın M.Temel KOÇAKLAR’a, Sayın Metin SÖZEN hocamıza, Mardinliler eğitim vakfının değerli üyelerine, fakülte binalarının restorasyonuna sunacağı katkılarından dolayı, milletvekilimiz Sayın Süleyman BÖLÜNMEZ’e, ve ilimize kent müzesi ile sanat galerisini kazandıracakları için, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın  Güler SABANCI’ya Dilek SABANCI’ya, Sabancı Vakfı yöneticilerine teşekkürlerimi arz eder,hepinizi saygı ile selamlarım” dedi.

Mardin’li olan İstanbul Valisi Muammer GÜLER; Mardin’li bir PTT memurunun 8 çocuğundan biri olarak Mardin’de kale eteklerinde bir evde dünyaya geldiğini, 5 yaşına kadar Mardin’de yaşadığını, daha sonra Mardin’den ayrıldığını, ancak gönlünün her zaman Mardin’de olduğunu, yüreğinin hep Mardinliler için çarptığını, uzun yıllar sonra böyle güzel ve hayırlı bir iş için memleketi Mardin’de olmanın mutluluğu ve heyecanı içinde olduğunu ifade ederek; “Bugün ben nüfusu milyonları aşan bir ilin İstanbul’un Valisi isem, bu Türkiye Cumhuriyetinin adaletli, fırsat eşitliği tanıyan, bütün vatandaşlarına eşit imkanlar sunan bir ülke olduğunun simgesidir” dedi.

Törende bütün konuşmacıların ardından Mardin Valisi Mehmet KILIÇLAR ise bu işe emeği geçen herkese teşekkür ederek; “Anadolu toprağı, insanlık tarihinin ilklerini yaşadığı, başta tarım tarihi olmak üzere iktisat ilminin temellendiği eşsiz bir medeniyetler zincirini temsil eder. Bu topraklar, bin yıllardır yaşam serüvenine tanıklığın verdiği bir onuru da içerir. Gök kubbenin derinliğinde, Mardin’den yankı bulan geçmişin yoğun izleri gibi… Bugün buraya, bu izlerin yolculuğunu, şehrimizin öyküsünü, tarihimizin büyüsünü yansıtacak bir oluşum için; tarihe, tarihten bir adım atmak için yüreklenerek geldik.

Son derece renkli, canlı ve zengin çeşitliliğe sahip uygarlıkların, geçmişten geleceğe bıraktığı kültürel mirası görebileceğimiz yerler, arkeoloji, etnografya ve kent müzeleridir…

Zaman içerisinde değişik toplumlar geleneklerini, inançlarını, düşüncelerini, sanat anlayışlarını, kısaca yaşam biçimlerini yaşadıkları yerlere yansıtmışlardır. Bunun en iyi örneği de, büyüsel bir kent olan Mardin ilimizdir. İşte bu gün burada kuracağımız müze, Mardin’in kültürel zenginliğini en iyi şekilde yansıtacaktır.

Bu hamleyle birlikte bizler, geçmişe duyduğumuz engin saygının bir ifadesi olarak, geleceğe önemli bir miras bırakacağız. Bizden öncekilerin yaşamlarını, sevinç, hüzün ve anılarını yüreklerden yüreklere akıtacağız.

Müzeler, insanlığın kendi geçmişi, arşivi, laboratuarı, kütüphanesi ve aynasıdır. Yarınlar sadece bu günler üzerine değil esas olarak dünler üzerine inşa edilmelidir. Tıpkı 1800’lü yılların sonlarına doğru, II. Abdülhamit döneminde askeri kışla olarak kullanılan, daha sonra askerlik şubesi hizmet binası ve 1993 yılından 2000 yılına kadar da vergi dairesi olarak hizmet veren ve günümüzde de kent müzesi olarak kurulacak bu bina gibi…

Zaten korunması gerekli kültür ve tabiat varlıklarının bilimsel yöntemlerle açığa çıkarılmasını, korunmasını, değerlendirilmesini ve tanıtılmasını sağlayarak, tahribini önleyici tedbirler almak geçmişe duyduğumuz saygının bir gereğidir. Bu anlamda, kent müzemizin hemen yanında, karşımızda nüfus müdürlüğünün eski beton binasının arz ettiği çirkinliği, önünüzde bulunan albümlerden görebilirsiniz. Bu vesileyle bir hafta önce orada bulunan bu çirkin binadan şehrimizi kurtardık. Sağ taraftaki tarihi valilik binası, karşımızdaki huzur evi ve hemen yanındaki tarihi valilik konutu ise Dicle üniversitesine bağlı mimarlık ve mühendislik fakültesi ile güzel sanatlar fakültesine tahsis edilmiş olup, restorasyonları tamamlandıktan sonra hizmete girecektir. Bu yol trafiğe kapatılacak ve bir üniversite kampusu haline dönüşecek, kent müzesi, kent kütüphanesi, fakülteleri, araştırma merkezleri ve arka tarafta restore edilecek olan, Tekke Camii ile Mardin’in en önemli turistik merkezi ve cazibe alanı haline gelecektir.

Ülkemizin kalkınma serüveninin en önemli tanıklarından biri olan Sabancı ailesi’nin bu çok manidar katkıları dolayısıyla, yaratıcının muhteşem tezyiniyle dimdik ayakta olan Anadolu’muzun her tarafındaki abidevi diğer eserlerindeki gibi, Mardin de onlara yürekten müteşekkirdir.

Burada bu önemli eserin kazandırılmasında katkı sağlayan herkesi kutluyor, Sayın Güler ve Dilek SABANCI hanımefendilere sonsuz şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca MAREV’in çok değerli yöneticilerine, Sayın Metin SÖZEN hocamıza ve ekibine, Sabancı Vakfı' nın değerli yöneticilerine, bu önemli eserin Mardin’e kazandırılması için rahmetli Sakıp SABANCI ile ilk adımları atan İstanbul Valimiz Sayın Muammer GÜLER’e ve muhterem eşlerine şükranlarımı ve saygılarımı arz ederken merhum Sakıp SABANCI’yı da hayırla, rahmetle yâd ediyor, hepinize Mardin halkı adına çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Yapılan konuşmaların ardından törene katılanlarla birlikte restorasyon çalışmaları bina içersindeki temsili çalışma ile başlatıldı.

 
 
 
 

2006 © Mardin Valiliği - Yenişehir/Mardin
Tel: 0 482 212 10 06-212 37 41 Faks: 0 482 212 32 32