|
T.C
MARDİN VALİLİĞİ
İL İNSAN HAKLARI RAPORU
Okullarda Şiddetin Önlenmesi Raporu :
Her çocuk ve ergen, korunma hakkına ve okullardan kendileri için
çalışabilecekleri ve gelişebilecekleri güvenli ortamlar sağlanmasını
bekleme hakkına sahiptir. Zorbalık ve fiziksel zararlar bu ilkelere ters
düşmekte , çocuklarda ciddi ve kısa vadeli fiziksel ve duygusal acılara
neden olmakta ve çocukların eğitimleri üzerinde çok daha uzun süreli
etkilere yol açmaktadır. Çocuk ister zarar gören taraf olsun, ister fail
olsun, ister sadece tanık olsun zorbalığın çocuğun fiziksel ve zihinsel
sağlığı üzerindeki zararlı etkileri tartışılmazdır. Zorbalık yapan, kaba
kuvvete başvuran bir çocuğun bu zorlu davranışlarının, zarar vermek veya
örnek teşkil etmek yolu ile diğer çocukları etkileyebilmektedir.
Çocuklarda ve gençlerdeki şiddet ve saldırganlık davranışlarının altında
yatan nedenlerin { evdeki zorluklar, karşılanmayan özel eğitim
ihtiyaçları, güven eksikliği ya da daha derin psikolojik rahatsızlıklar
}tespiti çoğu zaman zordur ancak kendilerine saygı gösterildiğinde ve
kaydettikleri ilerlemeye öğretmenleri tarafından gözle görülür bir ilgi
gösterildiğinde, öğrencilerin kötü davranma olasılığı düşecektir.
Herhangi bir biçimde ortaya çıktığında şiddete uygun tepkiyi verememek,
okulu istemeden de olsa sorunu destekleme riski altına sokabilir.
Öğretmenlerinin bir şey yapacağına güvenmeyen öğrenciler kendilerine
zorbalık yapıldığını bildirmeme eğilimi göstermektedir. Çocukların okul
ortamı içinde kendilerini güvende hissedebilmeleri için , çocukların
bakımından sorumlu yetişkinlerin onları dinlemeye ve şiddete karşı her
zaman “ Sıfır- tolerans “ yaklaşımı göstermeye hazır olduklarını
göstermeleri gerekir.Öğretmenin okul ortamı içindeki yıkıcı ya da şiddet
içeren bir olaya verdiği tepki , engelleme açısından kritik bir öneme
sahiptir. Disiplinin nasıl sağlanacağı ve şiddetin nasıl önleneceği
sorunu , öğretmenin öğrenciler , veliler ve okul personeli arasında
üzerinde anlaşmaya varılmış okul politikasını yansıtan uygun bir tepki
vermesine bağlıdır.Okul , veliler ve toplum arasında daha güçlü
ilişkiler kurulması , öğrenci güvenliğini ve genel güveni büyük oranda
iyileştirecektir.Şiddet içeren davranışların temelinde çeşitli nedenler
vardır; dolayısı ile yalnızca şiddetin verdiği hasar ve yol açtığı
sonuçlara odaklanmakla yetinilmemelidir.
Okullardaki ve çevresindeki şiddet konusunda kamuoyunda bir duyarlılık
oluşturulmalı; kamuoyunda konuya ilişkin tartışmalar canlandırılmalıdır.
İletişim ve eğlence alanlarında şiddet içeren temaların yaygınlaşması;
şiddetin gündelik yaşantının bir parçası olarak görülmesi ve
kabullenilmesi gibi olumsuz bir etki yaratmaktadır. Televizyonda,
basında ve Internette şiddet içeren temalara rahatlıkla ulaşılması başta
çocuklar olmak üzere her kesim için ciddi bir tehlike oluşturduğundan
medyanın bu bağlamdaki rolü kaçınılmazdır. Medya bu konunun tarafsız bir
gözlemcisi olmanın çok ötesinde şiddet ve okullara ilişkin haberler
yaparken etik ve düşünceli bir tutum geliştirmelidir. Yazılı ve görsel
basın, konuya sansasyonel bakış açılarından uzak, ölçülü bir biçimde
yaklaşırsa ve paniğe veya kitlesel öfkeye yol açmayacak sorumlu
habercilik ilkelerini gözeten haberler yaparsa okul ve şiddet konusunda
genel bilgi ve duyarlılık düzeyini önemli ölçüde yükseltebilir.
Çocuğun dünyasında şiddetin yeri olmamalıdır ve şiddetin önlenmesi için
geliştirilecek stratejilerde çocukların katılımı sağlanmalıdır.
Okul ve çevresinde şiddetin önlenmesinde toplumun her kesiminin görev ve
sorumlulukları vardır.Bu çerçevede ;
Kamu kurum ve kuruluşlarının ;
• Şiddetin önlenmesine yönelik caydırıcı düzenlemeler yapması,
• İhtiyaç duyulan insan ve maddi kaynakları seferber etmesi,
•Öncelikli olarak çocuklarla çalışan kamu görevlilerinin, şiddet
olaylarının tespiti ve çözümüne yönelik uygun eğitim almalarını
sağlaması,
•Tüm sorumlu taraflar arasında koordinasyonu sağlaması,
• Çocuklara yönelik her türlü şiddetin yasak olduğu konusunda kapsamlı
bir farkındalık yaratılmasını sağlaması,
-
Milli Eğitim Bakanlığı ‘ nın ;
• Güvenli okullar oluşturulması amacı ile politikalar belirlemesi,
standart ölçütler koyması,
•Başta okul müdürleri ve öğretmenler olmak üzere tüm okul çalışanlarına
şiddet ve önlenmesine yönelik çatışma çözme, arabuluculuk, olumlu
disiplin yöntemleri gibi konularda eğitimler verilmesini sağlaması,
•Etkili ebeveynlik eğitim programlarını yaygınlaştırması,
•Çocukların sorunları iletebilecekleri ve çözüm üretebilecek
mekanizmaları hayata geçirmesi,
•Öğrencilerin etkili iletişim ,karar verme , problem çözme , çatışma
yönetimi gibi temel yaşam becerilerini geliştirmesi için
gerçekleştirilen yeni eğitim programlarının etkin uygulanmasını
sağlaması,
-
Okulların ;
• İnsan haklarına ve onuruna saygı ilkesini benimseyerek hayata
geçirmeleri,
• Ev, okul ve toplum arasındaki iletişimi güçlendirmeleri,
•Öğrenciler ve personel için katılımcı yollarla davranış kuralları
belirlemeleri,
•Bireyin, gelişim dönemlerini dikkate alan disiplin önlemlerini
almaları,
• Şiddet olaylarına karşı net ve tutarlı bir tavır sergilemeleri ve
bunları görmemezlikten gelmemeleri,
•Öğrencilerin güvenliğini sağlayacak tedbirleri almaları,
-
Anne – babaların ;
•Çocukları için model teşkil ettiklerinin ve çocuklarının
okuldaki davranışlarının büyük bir olasılıkla onların evde gördükleri
muameleyi yansıtacağının bilincinde olmaları,
•Kabul edilebilir ve kabul edilemez davranışlara net sınırlar
koyarak, şiddet konusunda, çocukları için yol gösterici ve açık kurallar
belirlemeleri,
•Aile içi demokrasiye önem vererek hayata geçirmeleri,
•Çocukları ile güven ilişkisi oluşturarak onların arkadaşlarından,
nerede olduklarından ve ne yaptıklarından haberdar olmaları,
•Güvenli bir eğitim ortamının sürdürülmesine ilişkin okul
politikalarını ve kurallarını desteklemeleri,
-
Medyanın ;
•Aile ve çocukların bilinçlendirilmesi konusunda planlanan ve
uygulanan çalışmalara destek vermesi,
•Şiddetle mücadele alanındaki olumlu gelişmeler üzerinde
yoğunlaşarak, okullarla ilgili haber lerin yayınlanmasında daha özenli
davranması,
•Okulun faaliyetleri ve başarıları ile ilgili bilgileri kamuoyu
ile paylaşarak okulu desteklemesi gerekmektedir.
Şiddet hiçbir yerde özellikle okullarda asla hoş görülemez.
Eğitim sisteminde görevli herkes, okul yöneticileri öğretmenler ve
elbette her bir öğrenci, çocuk ve aileler, okullardaki bu sorunu çözmek
için üzerine düşeni yerine getirmelidir. Bununla birlikte, çözüm
polisiye ve askeri anlamda güvenlik önlemlerinde veya ağır disiplinde
aranmamalıdır. Gerekli olan mantıklı tartışmalar ve savlar
geliştirmektir. Çocuklarımıza değerlerimizi örnekleri ile anlatmalı ve
okulları daha güvenli mekanlar haline getirmede onlara yardımcı olmamız
gerekmektedir. Her şey bir yana , kalem kılıçtan daha gülüdür ve genç
kuşakların karşılıklı anlayış ve uyuşmazlıkların barışçı çözümü
konularında eğitilmesinden toplumumuz bir bütün olarak yarar
sağlayacaktır.
Milletimizin emaneti olan gençliğimizin en temel haklarından olan yaşam
hakkı, eğitim ve öğrenim hakkı gibi çoğu haklarının tahribine yönelik
şiddet hareketlerine karşı gereken önlemlerin alınması gerekmektedir.
Okullarda şiddetin önlenmesine yönelik İlimiz düzeyinde yapılan
çalışmalar :
Okullarda şiddetin önlenmesi konusu ile ilgili olarak İlimizde; “ Milli
Eğitim ve İçişleri Bakanlıkları arasında imzalanan 20.09.2007 tarihli “
Okullarda Güvenli Ortamın Sağlanmasına Yönelik Koruyucu ve Önleyici
Tedbirlerin Arttırılmasına İlişkin İşbirliği Protokolü” ve “Emniyet
Genel Müdürlüğü ‘ nün 26.09.2007 gün ve 62 sayılı Genelgesi″ kapsamında
2007 – 2008 eğitim ve öğretim yılında faaliyetlere başlanmış olup , bu
faaliyetlere 2008- 2009 eğitim ve öğretim yılında da devam edilmektedir.Bahse
konu faaliyetler özetle ;
•Emniyet ve Milli Eğitim Müdürlüklerinden birer irtibat görevlisi
atanmış olup, faaliyetler bu iki kişinin koordinesinde
gerçekleştirilmektedir.
•Okul servisleri, şehir merkezine giriş yaptıkları üç noktada sürekli
olarak denetlenmektedir. Ayrıca öğrencilerin dağılma saatlerinde okul
çevrelerinde araç yoğunluğunu düzenlemeye yönelik tedbirler
alınmaktadır.
• Okul çevrelerinin başta giriş-çıkış saatleri olmak üzere asayiş
tedbirleri yönünden takviyesi kapsamında geçen öğretim yılında iki tim
oluşturularak İl Merkezinde tespit edilen iki hassas bölgede
görevlendirilmişti. Personel eksikliği sebebi ile bu öğretim yılında
sadece bir tim oluşturulmuş olup, ikinci timin de oluşturulabilmesi
için çalışılmaktadır.
•İnternet kafelerin öğrenciler üzerindeki olumsuz etkilerinin bertaraf
edilmesi amacıyla Mardin Valiliği ve İl Emniyet Müdürlüğü koordinesi ile
gerekli denetimler yapılmaktadır. Bu denetimlere internet kafelerde
bulunması yasak olan elektronik oyun aletleri ile internet üzerinden
oynanan zararlı oldukları tespit edilen elektronik oyunlar da dahildir.
•Öğrencilerin yasadışı örgütler ve ideolojik faaliyetlere yönelmelerinin
önlenmesi konusunda Terörle Mücadele Şube Müdürlüğünce İl Merkezi ve
İlçelerimizdeki liselerde verilmeye başlanan konferanslara 2008 – 2009
Eğitim- Öğretim yılında da devam edilecektir.
•İlimiz Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce ilk
ve orta dereceli okullar ziyaret edilerek uyuşturucu maddelerin
zararları ve bu maddeleri kullanmamaları konularında eğitilmektedirler.
Ayrıca, aynı Şube tarafından bu amaçla kullanılmak üzere broşür
bastırılarak öğrencilere dağıtılmış olup, daha kapsamlı bir broşürün
basılması için çalışmalara devam edilmektedir.
•Polis – öğrenci yakınlaşmasının teminine yönelik olarak Toplum Destekli
Polislik faaliyetlerine devam edilmektedir.
•“ Milli Eğitim ve İçişleri Bakanlıkları arasında imzalanan 20.09.2007
tarihli “Okullarda Güvenli Ortamın Sağlanmasına Yönelik Koruyucu ve
Önleyici Tedbirlerin Arttırılmasına İlişkin İşbirliği Protokolü”
doğrultusunda İl merkezinde bulunan okullar bazı kriterlere göre {
öğrenci sayısı, çevresindeki suç potansiyeli, başka okullara yakınlık
vs. } tasnife tabi tutularak toplam 8 gruba ayrılarak her bir grup için
bir polis memuru atanmıştır.
•Yine bahse konu Protokol gereği İlimiz Emniyet Müdürlüğü bünyesinde bir
Krize Müdahale Ekibi oluşturulmuştur.
Alınması gereken tedbirler :
Okullarda meydana gelen şiddet olaylarının dozu günden güne artmakta
olup , geleceğimizin garantisi olan çocuklarımızı psikolojik yönden etki
altına almaya devam etmektedir.
Şiddetin önüne geçebilmek üzere alınabilecek tedbirler ;
•Okul müdürü, öğretmenler, rehber öğretmen ve sınıf
öğretmenleri başta olmak üzere okul aile birliği dahil sorunlu
öğrencilerin tespiti yapılmalıdır ve tespiti yapılan sorunlu
öğrencilerin hareketleri sürekli gözlenmeli, ailesi durumundan vakit
geçirmeksizin haberdar edilmelidir.
•Derslerin bitimine müteakip, teneffüs saatlerinde ve okul
çıkışlarında nöbetçi öğretmen tarafından öğrencilerin durumu gözlenmeli,
olumsuz bir durum varsa giderilmeye çalışılmalı, giderilemeyen durumlar
var ise ilgili kişi ve birimlerle koordineye geçilmelidir.
•Sorunlu öğrencilerin aileleri ile okul idaresi , okul aile
birliği üyeleri tarafından sık sık çocuğun durumu ile ilgili
görüşülmelidir.
•Okul, disiplin ve kurallarını belirleyen hususlar yeniden
gözden geçirilmeli son çare olarak öğretim durumu ile ilgili cezai
müeyyide ağırlaştırılmalıdır.{ Okuldan uzaklaştırma , devre kaybı vs..}
•Mümkünse sorunlu okullarda okul idaresi ile koordineli olarak
çalışacak genel / özel kolluk kuvvetlerinden bir birim oluşturularak
okul giriş ve çıkışları kontrol altına alınmalıdır.
•Okullarda mutlaka özel güvenlik personeli bulundurulmalıdır.
•Öğretmenler tarafından okul önünde veya içinde olabilecek
herhangi bir olumsuz durum ile ilgili öğrencilerin ne yapması gerektiği
konusu {şüpheli kişi veya hareket gördüğü zaman ne yapacak , bu
durumları kime bildirecek vs.} etkili bir biçimde öğretilmeli ve tatbiki
sağlanmalıdır.
•Okul idaresi tarafından periyodik aralıklarla veli toplantıları
düzenlenerek okulda yaşanan sorunlardan aileler haberdar edilerek yardım
istenmelidir.
•Aile bütünlüğü bozulmuş öğrenciler tespit edilerek bu çocuklar
üzerinde psikolojik destek ve rehberlik hizmetlerinin verilebilmesi
amacı ile ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile irtibata geçilmelidir.
•Okullarda meydana gelen şiddet olaylarının kamuya
yansıtılmasında { haberin verilme şekli, süresi vs.} basın yayın
kuruluşları ile koordine kurularak bu tür haberlerin özendirici
olmamasına dikkat edilmelidir.
•Şiddetin nedenleri ve muhtemel olayların ortadan kaldırılması
yöntemleri araştırılmalı, ayrıca bu hususta ilk ve orta öğretimde
öncelikle üst sınıflardan başlayarak kolluk, rehberlik personeli ve okul
personelinden oluşan gruplar tarafından seminer ve konferans türü
faaliyetler icra edilmelidir.
•Her ne surette olursa olsun, şiddete yönelen bireylerin kazanılmaya
çalışılması ve yaptığı davranış yanlışlığının anlatılması gerekmektedir.
Bu konuda özellikle rehberlik hizmetlerine önem verilmesi ve rehber
öğretmenlerin, şiddete yönelen bireylerle bire bir görüşerek
öğrencilerin yaptığı davranıştan pişmanlık duyması ve aynı veya benzer
davranışların tekrarlanması engellenmeye çalışılmalıdır.
•Sarf edilen her türlü gayrete ve yapılan her türlü uyarıya rağmen sorun
çıkaran öğrencilerin diğer öğrencilere kötü örnek olmaması, diğer
öğrenciler ve okul idaresini mağdur etmemesi için cezai müeyyidelerin
kesinlikle uygulanması gerekmektedir.
•Öğrencilere okul içinde veya sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler
ile uğraşması için sorumluluklar verilmesi, bu yolla öğrencilerin
zamanlarını boşa geçirmeleri engellenerek farklı düşüncelere
yönelimlerini engelleyecektir.
•Öğrenciler arasında, özellikle etik ve dil açısından farklılıkları
bünyesinde barındıran okullarda aynı dili ve kültürü paylaşanların, okul
içerisinde veya dışarısında gruplaşmaları engellenmelidir.
•Öğrencilerin kendi aralarındaki ilişkilerini geliştirmek için farklı
yaş ve sosyal durumda olan öğrencileri bir araya getirip, ortak
faaliyette bulunmalarının sağlanması ile farklı gelir düzeyine sahip
ailelerin çocuklarının birbirini tanıması, ortak bir şeyler paylaşması
onların birbirleri ile daha iyi bir diyalog kurmalarına olanak
sağlayacaktır.
Yavuz
Selim SÜZER
Vali Yardımcısı
Vali Vekili
İl İnsan
Hakları Kurulu Başkanı
|