|
Bu
Sözleşmeye Taraf Devletler;
Birleşmiş Milletler
Antlaşmasında ilan edilen ilkeler uyarınca, insanlık ailesinin tüm
üyelerinin, doğuştan varlıklarına özgü bulunan haysiyetle birlikte eşit
ve devredilemez haklara sahip olmalarının tanınmasının, dünyada
özgürlük, adalet ve barışın temeli olduğunu düşünerek,
Birleşmiş Milletler
halklarının, insanın temel haklarına ve bireyin, insan olarak taşıdığı
haysiyet ve değere olan kesin inançlarını Birleşmiş Milletler
Antlaşmasında bir kez daha doğrulamış olduklarını ve daha geniş bir
özgürlük ortamında toplumsal ilerleme ve daha iyi bir yaşam düzeyi
sağlama yolundaki kararlılıklarını hatırda tutarak,
Birleşmiş
Milletlerin, İnsan Hakları Evrensel Bildirisinde ve Uluslararası İnsan
Hakları Sözleşmelerinde herkesin, bu metinlerde yer alan hak ve
özgürlüklerden ırk, renk, cinsiyet, dil, din, siyasal yada başka görüş,
ulusal yada toplumsal köken, mülkiyet, doğuştan veya başka durumdan
kaynaklanan ayırımlar dahil, hiçbir ayırım gözetilmeksizin yararlanma
hakkına sahip olduklarını benimsediklerini ve ilan ettiklerini kabul
ederek,
Uluslararası İnsan
Hakları Evrensel Bildirisinde, Birleşmiş Milletlerin, çocukların özel
ilgi ve yardıma hakkı olduğunu ilan ettiğini anımsayarak,
Toplumun temel
birimi olan ve tüm üyelerinin ve özellikle çocukların gelişmeleri ve
esenlikleri için doğal ortamı oluşturan ailenin toplum içinde
kendisinden beklenen sorumlulukları tam olarak yerine getirebilmesi için
gerekli koruma ve yardımı görmesinin zorunluluğuna inanmış olarak,
çocuğun kişiliğinin tam ve uyumlu olarak gelişebilmesi için mutluluk,
sevgi ve anlayış havasının içindeki bir aile ortamında yetişmesinin
gerekliliğini kabul ederek, çocuğun toplumda bireysel bir yaşantı
sürdürebilmesi için her yönüyle hazırlanmasının ve Birleşmiş Milletler
Antlaşmasında ilan edilen ülküler ve özellikle barış, değerbilirlik,
hoşgörü, özgürlük, eşitlik ve dayanışma ruhuyla yetiştirilmesinin
gerekliliğini göz önünde bulundurarak, çocuğa özel bir ilgi gösterme
gerekliliğinin, 1924 tarihli, Cenevre Çocuk Hakları Bildirisinde ve 20
Kasım 1959 tarihinde Birleşmiş Milletler Teşkilatı Genel Kurulunca kabul
edilen Çocuk Hakları Bildirisinde belirtildiğini ve İnsan Hakları
Evrensel Bildirisinde, Medeni ve Siyasi Haklar Uluslararası
Sözleşmesi'nde (özellikle 23 ve 24 üncü maddelerinde) ve Ekonomik,
Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslararası Sözleşmede (özellikle 10
uncu maddesinde) ve çocukların esenliği ile ilgili uzman kuruluşların ve
uluslararası örgütlerin kurucu ve ilgili belgelerinde tanındığını
hatırda tutarak,
Çocuk Hakları
Bildirisinde de belirtildiği gibi, "çocuğun gerek bedensel gerek
zihinsel bakımdan tam erginliğe ulaşmamış olması nedeniyle doğum
sonrasında olduğu kadar, doğum öncesinde de uygun yasal korumayı da
içeren özel güvence ve koruma gereksiniminin bulunduğunu" hatırda
tutarak,
Ulusal ve
uluslararası düzeyde çocukları aile yanına yerleştirme ve evlat edinmeye
de özel atıfta bulunan Çocuğun Korunması ve Esenliğine İlişkin Toplumsal
ve Hukuksal İlkeler Bildirisi; Çocuk Mahkemelerinin Yönetimi Hakkında
Birleşmiş Milletler Asgari Standart Kuralları (Beijing Kuralları) ve
Acil Durumlarda ve Silahlı Çatışma Halinde Kadınların ve Çocukların
Korunmasına İlişkin Bildirinin hükümlerini anımsayarak,
Dünyadaki ülkelerin
tümünde çok güç koşullar altında yaşayan ve bu nedenle özel bir ilgiye
gereksinimi olan çocukların bulunduğu bilinci içinde, Çocuğun korunması
ve uyumlu gelişmesi bakımından her halkın kendine özgü geleneklerinin ve
kültürel değerlerinin taşıdığı önemi göz önünde tutarak,
Her ülkedeki,
özellikle gelişmekte olan ülkelerdeki çocukların yaşama koşullarının
iyileştirilmesi için uluslararası işbirliğinin taşıdığı önemin
bilincinde olarak,
Aşağıdaki kurallar
üzerinde anlaşmaya varmışlardır:
I. KISIM
Madde 1
Bu Sözleşme
uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit
olma durumu hariç, on sekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
Madde 2
1. Taraf Devletler,
bu Sözleşmede yazılı olan hakları kendi yetkileri altında bulunan her
çocuğa, kendilerinin, ana babalarının veya yasal vasilerinin sahip
oldukları,ırk, renk, cinsiyet, dil, siyasal yada başka düşünceler,
ulusal, etnik ve sosyal köken, mülkiyet, sakatlık, doğuş ve diğer
statüler nedeniyle hiçbir ayrım gözetmeksizin tanır ve taahhüt ederler.
2.
Taraf
Devletler, çocuğun ana-babasının, yasal vasilerinin veya ailesinin öteki
üyelerinin durumları, faaliyetleri, açıklanan düşünceleri veya inançları
nedeniyle her türlü ayırıma veya cezaya tabi tutulmasına karşı etkili
biçimde korunması için gerekli tüm uygun önlemi alırlar.
Madde 3
1.
Kamusal
yada özel sosyal yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya
yasama organları tarafından yapılan ve çocukları ilgilendiren bütün
faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir.
2. Taraf Devletler,
çocuğun ana-babasının, vasilerinin yada kendisinden hukuken sorumlu olan
diğer kişilerin hak ve ödevlerini de göz önünde tutarak, esenliği için
gerekli bakım ve korumayı sağlamayı üstlenirler ve bu amaçla tüm uygun
yasal ve idari önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler,
çocukların bakımı veya korunmasından sorumlu kurumların, hizmet ve
faaliyetlerin özellikle güvenlik, sağlık, personel sayısı ve uygunluğu
ve yönetimin yeterliliği açısından, yetkili makamlarca konulan ölçülere
uymalarını taahhüt ederler.
Madde 4
Taraf Devletler, bu
Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü
yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar. Ekonomik, sosyal ve kültürel
haklara ilişkin olarak, Taraf Devletler eldeki kaynaklarını
olabildiğince geniş tutarak, gerekirse uluslararası işbirliği
çerçevesinde bu tür önlemler
Madde 5
Taraf Devletler, bu
Sözleşmenin çocuğa tanıdığı haklar doğrultusunda çocuğun yeteneklerinin
geliştirilmesi ile uyumlu olarak, çocuğa yol gösterme ve onu yönlendirme
konusunda ana-babanın, yerel gelenekler öngörüyorsa uzak aile veya
topluluk üyelerinin, yasal vasilerinin veya çocuktan hukuken sorumlu
öteki kişilerin sorumluluklarına, haklarına ve ödevlerine saygı
gösterirler.
Madde 6
1. Taraf Devletler,
her çocuğun temel yaşama hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
2. Taraf Devletler,
çocuğun hayatta kalması ve gelişmesi için mümkün olan azami çabayı
gösterirler.
Madde 7
1. Çocuk doğumdan
hemen sonra derhal nüfus kütüğüne kaydedilecek ve doğumdan itibaren bir
isim hakkına, bir vatandaşlık kazanma hakkına ve mümkün olduğu ölçüde
ana-babasını bilme ve onlar tarafından bakılma hakkına sahip olacaktır.
2. Taraf Devletler,
özellikle çocuğun tabiiyetsiz kalması söz konusu olduğunda kendi ulusal
hukuklarına ve ilgili uluslararası belgeler çerçevesinde üstlendikleri
yükümlülüklerine uygun olarak bu hakların işlerlik kazanmasını taahhüt
ederler.
Madde 8
1. Taraf Devletler,
yasanın tanıdığı şekliyle çocuğun kimliğini; tabiiyeti, ismi ve aile
bağları dahil, koruma hakkına saygı göstermeyi ve bu konuda yasa dışı
müdahalelerde bulunmamayı taahhüt ederler.
2. Çocuğun
kimliğinin unsurlarının bazılarından veya tümünden yasaya aykırı olarak
yoksun bırakılması halinde, Taraf Devletler çocuğun kimliğine süratle
yeniden kavuşturulması amacıyla gerekli yardım ve korumada bulunurlar.
Madde 9
1. Yetkili
makamlar, uygulanabilir yasa ve usullere göre ve temyiz yolu açık
olarak, ayrılığın çocuğun yüksek yararına olduğu yolunda karar
vermedikçe, Taraf Devletler, çocuğun; ana-babasından, onların rızası
dışında ayrılmamasını güvence altına alırlar. Ancak, ana-babası
tarafından çocuğun kötü muameleye maruz bırakılması yada ihmal edilmesi
durumlarında yada ana-babanın birbirinden ayrı yaşaması nedeniyle
çocuğun ikametgahının belirlenmesi amacıyla karara varılması
gerektiğinde, bu tür bir ayrılık kararı verilebilir.
2. Bu maddenin
birinci fıkrası uyarınca girişilen her işlemde, ilgili bütün taraflara
işleme katılma ve görüşlerini bildirme olanağı tanınır.
3. Taraf Devletler,
ana-babasından veya bunlardan birinden ayrılmasına karar verilen
çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça, ana babanın ikisiyle de
düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan görüşme hakkına
saygı gösterirler.
4. Böyle bir
ayrılık, bir Taraf Devlet tarafından girişilen ve çocuğun kendisinin ana
veya babasının veya her ikisinin birden tutuklanmasını, hapsini, sürgün,
sınır dışı edilmesini veya ölümünü (ki buna devletin gözetimi altında
iken nedeni ne olursa olsun meydana gelen ölüm dahildir) tevlit eden
herhangi benzer bir işlem sonucu olmuşsa, bu Taraf Devlet, istek üzerine
ve çocuğun esenliğine zarar vermemek koşulu ile; ana-babaya, çocuğa veya
uygun olursa, ailenin bir başka üyesine, söz konusu aile bireyinin yada
bireylerinin bulunduğu yer hakkında gereken bilgiyi ÇOCUK HAKLARINA DAİR
SÖZLEŞME verecektir. Taraf Devletler, böyle bir istemin başlı başına
sunulmasının ilgili kişi veya kişiler bakımından aleyhe hiç bir sonuç
yaratmamasını ayrıca taahhüt ederler.
Madde 10
1. 9'uncu maddenin
1'inci fıkrası uyarınca Taraf Devletlere düşen sorumluluğa uygun olarak,
çocuk veya ana-babası tarafından, ailenin birleşmesi amaçlarıyla yapılan
bir Taraf Devlet ülkesine girme yada onu terk etme konusundaki her
başvuru, Taraf Devletlerce olumlu, insani ve ivedi bir tutumla ele
alınacaktır. Taraf Devletler, bu tür bir başvuru yapılmasının başvuru
sahipleri veya aile üyeleri aleyhine sonuçlar yaratmamasını taahhüt
ederler.
2. Ana-babası, ayrı
devletlerde oturan bir çocuk olağanüstü durumlar hariç, hem ana hem de
babası ile düzenli biçimde kişisel ilişkiler kurma ve doğrudan görüşme
hakkına sahiptir. Bu nedenle ve 9 uncu maddenin 1 inci fıkrasına göre
Taraf Devletlere düşen sorumluluğa uygun olarak, Taraf Devletler çocuğun
ve ana-babasının Taraf Devletlerin ülkeleri dahil herhangi bir ülkeyi
terk etmeye ve kendi ülkelerine dönme hakkına saygı gösterirler.
Herhangi bir ülkeyi terk etme hakkı, yalnızca yasada öngörüldüğü gibi ve
ulusal güvenliği, kamu düzenini, kamu sağlığı ve ahlak veya başkalarının
hak ve özgürlüklerini korumak amacı ile ve işbu Sözleşme ile tanınan
öteki haklarla bağdaştığı ölçüde kısıtlamalara konu olabilir.
Madde 11
1. Taraf Devletler,
çocukların yasadışı yollarla ülke dışına çıkarılıp geri döndürülmemesi
halleriyle mücadele için önlemler alırlar.
2. Bu amaçla Taraf
Devletler iki yada çok taraflı anlaşmalar yapılmasını yada mevcut
anlaşmalara katılmayı teşvik ederler.
Madde 12
1. Taraf Devletler,
görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her
konuda görüşlerini serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun
yaşı ve olgunluk derecesine uygun olarak, gereken özen gösterilmek
suretiyle tanırlar.
2. Bu amaçla,
çocuğu etkileyen herhangi bir adli veya idari kovuşturmada çocuğun ya
doğrudan doğruya veya bir temsilci yada uygun bir makam yoluyla
dinlenilmesi fırsatı, ulusal yasanın usule ilişkin kurallarına uygun
olarak çocuğa, özellikle sağlanacaktır.
Madde 13
1. Çocuk,
düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir; bu hak, ülke sınırlarına
bağlı olmaksızın; yazılı, sözlü, basılı, sanatsal biçimde veya çocuğun
seçeceği başka bir araçla her türlü haber ve düşüncelerin araştırılması,
elde edilmesi ve verilmesi özgürlüğünü içerir.
2. Bu hakkın
kullanılması yalnızca:
a) Başkasının
haklarına ve itibarına saygı,
b) Milli
güvenliğin, kamu düzeninin, kamu sağlığı ve ahlakın korunması
nedenleriyle ve kanun tarafından öngörülmek ve gerekli olmak kaydıyla
yapılan sınırlamalara konu olabilir.
Madde 14
1. Taraf Devletler,
çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlükleri hakkına saygı gösterirler.
2. Taraf Devletler,
ana-babanın ve gerekiyorsa yasal vasilerin; çocuğun yeteneklerinin
gelişmesiyle bağdaşır biçimde haklarının kullanılmasında çocuğa yol
gösterme konusundaki hak ve ödevlerine, saygı gösterirler.
3. Bir kimsenin
dinini ve inançlarını açıklama özgürlüğü kanunla öngörülmek ve gerekli
olmak kaydıyla yalnızca kamu güvenliği, düzeni, sağlık yada ahlaki yada
başkalarının temel hakları ve özgürlüklerini korumak gibi amaçlarla
sınırlandırılabilir.
Madde 15
1. Taraf Devletler,
çocuğun dernek kurma ve barış içinde toplanma özgürlüklerine ilişkin
haklarını kabul ederler.
2. Bu hakların
kullanılması, ancak yasayla zorunlu kılınan ve demokratik bir toplumda
gerekli olan ulusal güvenlik, kamu güvenliği, kamu düzeni yararına
olarak yada kamu sağlığı ve ahlakın yada başkalarının hak ve
özgürlüklerinin korunması amaçlarıyla yapılan sınırlamalardan
başkalarıyla kısıtlandırılamaz.
Madde 16
1. Hiçbir çocuğun
özel yaşantısına, aile, konut ve iletişimine keyfi yada haksız bir
biçimde müdahale yapılamayacağı gibi, onur ve itibarı yada haksız olarak
saldırılamaz.
2. çocuğun bu tür
müdahale ve saldırılara karşı yasa tarafından korunmaya hakkı vardır.
Madde 17
Taraf Devletler,
kitle iletişim araçlarının önemini kabul ederek çocuğun; özellikle
toplumsal, ruhsal ve ahlaki esenliği ile bedensel ve zihinsel sağlığını
geliştirmeye yönelik çeşitli ulusal ve uluslararası kaynaklardan bilgi
ve belge edinmesini sağlarlar. Bu amaçla Taraf Devletler:
1. Kitle iletişim
araçlarını çocuk bakımından toplumsal ve kültürel yararı olan ve 29 uncu
maddenin ruhuna uygun bilgi ve belgeyi yaymak için teşvik ederler;
2. Çeşitli
kültürel, ulusal ve uluslararası kaynaklardan gelen bu türde bilgi ve
belgelerin üretimi, değişimi ve yayımı amacıyla uluslararası işbirliğini
teşvik ederler;
3. Çocuk
kitaplarının üretimini ve yayılmasını teşvik ederler;
4. Kitle iletişim
araçlarını azınlık grubu veya bir yerli ahaliye mensup çocukların dil
gereksinimlerine özel önem göstermeleri konusunda teşvik ederler;
5. 13 ve 18'inci
maddelerde yer alan kurallar göz önünde tutularak çocuğun esenliğine
zarar verebilecek bilgi ve belgelere karşı korunması için uygun
yönlendirici ilkeler geliştirilmesini teşvik ederler.
Madde 18
1. Taraf Devletler,
çocuğun yetiştirilmesinde ve gelişmesinin sağlanmasında ana-babanın
birlikte sorumluluk taşıdıkları ilkesinin tanınması için her türlü
çabayı gösterirler. Çocuğun yetiştirilmesi ve geliştirilmesi sorumluluğu
ilk önce ana-babaya yada durum gerektiriyorsa yasal vasilere düşer. Bu
kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek yararını göz önünde tutarak
hareket ederler.
2. Bu Sözleşmede
belirtilen hakların güvence altına alınması ve geliştirilmesi için Taraf
Devletler, çocuğun yetiştirilmesi konusundaki sorumluluklarını
kullanmada ana-baba ve yasal vasilerin durumlarına uygun yardım yapar ve
çocukların bakımı ile görevli kuruluşların, faaliyetlerin ve hizmetlerin
gelişmesini sağlarlar.
3. Taraf Devletler,
çalışan ana-babanın, çocuk bakım hizmet ve tesislerinden, çocuklarının
da bu hizmet ve tesislerden yararlanma hakkını sağlamak için uygun olan
her türlü önlemi alırlar.
Madde 19
1. Bu Sözleşmeye
Taraf Devletler, çocuğun ana-babasının yada onlardan yalnızca birinin,
yasal vasi veya vasilerinin yada bakımını üstlenen herhangi bir kişinin
yanında iken bedensel veya zihinsel saldırı,şiddet veya suiistimale,
ihmal yada ihmalkar muameleye, ırza geçme dahil her türlü istismar ve
kötü muameleye karşı korunması için; yasal, idari, toplumsal, eğitsel
bütün önlemleri alırlar.
2. Bu tür koruyucu
önlemler; burada tanımlanmış olan çocuklara kötü muamele olaylarının
önlenmesi, belirlenmesi, bildirilmesi, yetkili makama havale edilmesi,
soruşturulması, tedavisi ve izlenmesi için gerekli başkaca yöntemleri ve
uygun olduğu takdirde adliyenin işe el koyması olduğu kadar durumun
gereklerine göre çocuğa ve onun bakımını üstlenen kişilere, gereken
desteği sağlamak amacı ile sosyal programların düzenlenmesi için etkin
usulleri de içermelidir.
Madde 20
1. Geçici ve
sürekli olarak aile çevresinden yoksun kalan veya kendi yararına olarak
bu ortamda bırakılması kabul edilmeyen her çocuk, Devletten özel koruma
ve yardım görme hakkına sahip olacaktır.
2. Taraf Devletler,
bu durumdaki bir çocuk için kendi ulusal yasalarına göre, uygun olan
bakımı sağlayacaklardır.
3. Bu tür bakım,
başkaca benzerleri yanında. bakıcı aile yanına verme, İslam Hukukunda
kefalet (kafalah), evlat edinme yada gerekiyorsa çocuk bakımı amacı
güden uygun kuruluşlara yerleştirmeyi de içerir. Çözümler" düşünülürken,
çocuğun yetiştirilmesinde sürekliliğin korunmasına ve çocuğun etnik,
dinsel, kültürel ve dil kimliğine gereken saygı gösterilecektir.
Madde 21
Evlat edinme
sistemini kabul eden ve/veya buna izin veren Taraf Devletler, çocuğun en
yüksek yararlarının temel düşünce olduğunu kabul edecek ve aşağıdaki
ilkeleri gerçekleştireceklerdir:
1. Bir çocuğun
evlat edinilmesine ancak yetkili makam karar verir. Bu makam
uygulanabilir yasa ve usullere göre ve güvenilir tüm bilgilerin
ışığında; çocuğun, ana-babası, yakınları ve yasal vasisine göre durumunu
göz önüne alarak ve gereken durumlarda tüm ilgililerle yapılacak görüşme
sonucu onların da evlat edinme konusundaki onaylarını alma zorunluluğuna
uyarak, kararını verir.
2. Çocuğun kendi
ülkesinde elverişli biçimde bakılması mümkün olmadığı veya evlat
edinecek veya yanına yerleştirilecek aile bulunmadığı taktirde,
ülkelerarası evlat edinmenin çocuk bakımından uygun bir çözüm olduğunu
kabul ederler.
3. Başka bir ülkede
evlat edinilmesi düşünülen çocuğun, kendi ülkesinde mevcut evlat edinme
durumuyla eşdeğer olan güvence ve ölçülerden yararlanmasını sağlarlar.
4. Ülkelerarası
evlat edinmede, yerleştirmenin ilgililer bakımından yasadışı para
kazanma konusu olmaması için gereken bütün önlemleri alırlar.
5. Bu maddedeki
amaçları, uygun olduğu ölçüde, ikili yada çok taraflı düzenleme veya
anlaşmalarla teşvik ederler ve bu çerçevede, çocuğun başka bir ülkede
yerleştirilmesinin yetkili makam veya organlar tarafından yürütülmesini
güvenceye almak için çaba gösterirler.
Madde 22
1. Taraf Devletler,
ister tek başına olsun isterse ana babası veya herhangi bir başka kimse
ile birlikte bulunsun, mülteci statüsü kazanmaya çalışan yada
uluslararası veya iç hukuk kural ve usulleri uyarınca mülteci sayılan
bir çocuğun, bu Sözleşmede ve insan haklarına veya insani konulara
ilişkin ve söz konusu Devletlerin taraf oldukları diğer Uluslararası
Sözleşmelerde tanınan ve bu duruma uygulanabilir nitelikte bulunan
hakları kullanması amacıyla koruma ve insani yardımdan yararlanması için
gerekli bütün önlemleri alırlar.
2. Bu nedenle,
Taraf Devletler, uygun gördükleri ölçüde, Birleşmiş Milletler Teşkilatı
ve onunla işbirliği yapan hükümetler arası ve hükümet dışı yetkili başka
kuruluşlarla bu durumda olan bir çocuğu korumak, ona yardım etmek,
herhangi bir mülteci çocuğun ailesi ile yeniden bir araya gelebilmesi
için ana-babası veya ailesinin başka üyeleri hakkında bilgi toplamak
amacıyla işbirliğinde bulunurlar. Herhangi bir nedenle kendi aile
çevresinden sürekli yada geçici olarak ayrı düşmüş bir çocuğa bu
Sözleşmeye göre tanınan koruma, aynı esaslar içinde, ana-babası yada
ailesinin başkaca üyelerinden hiçbirisi bulunmayan çocuğa da
tanınacaktır.
Madde 23
1. Taraf Devletler,
zihinsel yada bedensel özürlü çocukların saygınlıklarını güvence altına
alan, özgüvenlerini geliştiren ve toplumsal yaşama etkin biçimde
katılmalarını kolaylaştıran şartlar altında eksiksiz bir yaşama sahip
olmalarını kabul ederler.
2. Taraf Devletler,
özürlü çocukların özel bakımdan yararlanma hakkını tanırlar ve eldeki
kaynakların yeterliliği ölçüsünde ve yapılan başvuru üzerine, yardımdan
yararlanabilecek durumda olan çocuğa ve onun bakımından sorumlu
olanlara, çocuğun durumu ve ana-babanın veya çocuğa bakanların içinde
bulundukları koşullara uygun düşecek yardımın yapılmasını teşvik ve
taahhüt ederler.
3. Özürlü çocuğun,
özel bakıma gereksinimi olduğu bilincinden hareketle bu maddenin 2'nci
fıkrası uyarınca yapılması öngörülen yardım, çocuğun ana-babasının yada
çocuğa bakanların parasal (mali) durumları göz önüne alınarak, olanaklar
ölçüsünde ücretsiz sağlanır. Bu yardım; özürlü çocuğun eğitimi, meslek
eğitimi, tıbbi bakım hizmetleri, rehabilitasyon hizmetleri, bir işte
çalışabilecek duruma getirme hazırlık programları ve dinlenme/eğlenme
olanaklarından etkin olarak yararlanmasını sağlamak üzere düzenlenir ve
çocuğun en eksiksiz biçimde toplumla bütünleşmesi yanında, kültürel ve
ruhsal yönü dahil bireysel gelişmesini gerçekleştirme amacını güder.
4. Taraf Devletler,
uluslararası işbirliği ruhu içinde, özürlü çocukların koruyucu sıhhi
bakımı, tıbbi, psikolojik ve işlevsel tedavileri alanlarına ilişkin
gerekli bilgilerin alışverişi yanında, rehabilitasyon, eğitim ve mesleki
eğitim hizmetlerine ilişkin yöntemlerin bilgilerini de içerecek şekilde
ve Taraf Devletlerin bu alanlardaki güçlerini, anlayışlarını geliştirmek
ve deneyimlerini zenginleştirmek amacıyla bilgi dağıtımını ve bu
bilgiden yararlanmayı teşvik ederler. Bu bakımdan, gelişmekte olan
ülkelerin gereksinimleri, özellikle göz önüne alınır.
Madde 24
1. Taraf Devletler,
çocuğun olabilecek en iyi sağlık düzeyine kavuşma, tıbbi bakım ve
rehabilitasyon hizmetlerini veren kuruluşlardan yararlanma hakkını
tanırlar. Taraf Devletler, hiçbir çocuğun bu tür tıbbi bakım
hizmetlerinden yararlanma hakkından yoksun bırakılmamasını güvence
altına almak için çaba gösterirler.
2. Taraf Devletler,
bu hakkın tam olarak uygulanmasını takip ederler ve özellikle:
a. Bebek ve çocuk
ölüm oranlarının düşürülmesi;
b. Bütün çocuklara
gerekli tıbbi yardımın ve tıbbi bakımın; temel sağlık hizmetlerinin
geliştirilmesine önem verilerek sağlanması;
c. Temel sağlık
hizmetleri çerçevesinde ve başka olanakların yanı sıra, kolayca
bulunabilen tekniklerin kullanılması ve besleyici yiyecekler ve temiz
içme suyu sağlanması yoluyla ve çevre kirlenmesinin tehlike ve
zararlarını göz önüne alarak, hastalık ve yetersiz beslenmeye karşı
mücadele edilmesi:
d. Anneye doğum
öncesi ve sonrası uygun bakımın sağlanması;
e. Bütün toplum
kesimlerinin özellikle ana-babalar ve çocukların, çocuk sağlığı ve
beslenmesi, anne sütü ile beslenmenin yararları, toplum ve çevre sağlığı
ve kazaların önlenmesi konusunda temel bilgileri elde etmeleri ve bu
bilgileri kullanmalarına yardımcı olunması;
f. Koruyucu sağlık
bakımlarının, ana-babaya rehberliğini, aile planlanması eğitimi ve
hizmetlerinin geliştirilmesi; amaçlarıyla uygun önlemleri alırlar.
3. Taraf Devletler,
çocukların sağlığı için zararlı geleneksel uygulamaların kaldırılması
amacıyla uygun ve etkili her türlü önlemi alırlar.
4. Taraf Devletler,
bu maddede tanınan hakkın tam olarak gerçekleştirilmesini tedricen
sağlamak amacıyla uluslararası işbirliğinin geliştirilmesi ve teşviki
konusunda karşılıklı olarak söz verirler. Bu konuda gelişmekte olan
ülkelerin gereksinimleri özellikle göz önünde tutulur.
Madde 25
Taraf Devletler,
yetkili makamlarca korunma ve bakım altına alma, bedensel yada ruhsal
tedavi amaçlarıyla hakkında bir yerleştirme tedbiri uygulanan çocuğun,
gördüğü tedaviyi ve yerleştirilmesine bağlı diğer tüm şartları belli
aralıklarla gözden geçirme hakkına sahip olduğunu kabul ederler.
Madde 26
1. Taraf Devletler,
her çocuğun, sosyal sigorta dahil, sosyal güvenlikten yararlanma hakkını
tanır ve bu hakkın tam olarak gerçekleşmesini sağlamak için ulusal
hukuklarına uygun, gerekli önlemleri alırlar.
2. Sosyal Güvenlik,
çocuğun ve çocuğun bakımından sorumlu olanların kaynakları ve koşulları
göz önüne alınarak ve çocuk tarafından yada onun adına yapılan sosyal
güvenlikten yararlanma başvurusuna ilişkin başkaca durumlar da göz
önünde tutularak sağlanır.
Madde 27
1. Taraf Devletler,
her çocuğun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaksal ve toplumsal
gelişmesini sağlayacak yeterli bir hayat seviyesine hakkı olduğunu kabul
ederler.
2. Çocuğun
gelişmesi için gerekli hayat şartlarının sağlanması sorumluluğu; sahip
oldukları imkanlar ve mali güçleri çerçevesinde öncelikle çocuğun
ana-babasına veya çocuğun bakımını üstlenen diğer kişilere düşer.
3. Taraf Devletler,
ulusal durumlarına göre ve olanakları ölçüsünde, ana babaya ve çocuğun
bakımını üstlenen diğer kişilere, çocuğun bu hakkının uygulanmasında
yardımcı olmak amacıyla gerekli önlemleri alır ve gereksinim olduğu
takdirde özellikle beslenme, giyim ve barınma konularında maddi yardım
ve destek programları uygularlar.
4. Taraf
Devletler, Taraf Devlet ülkesinde veya başka ülkede bulunsun; ana-babası
veya çocuğa karşı mali sorumluluğu bulunan diğer kişiler tarafından,
çocuğun bakım giderlerinin karşılanmasını sağlamak amacıyla her türlü
uygun önlemi alırlar. Özellikle çocuğa karşı mali sorumluluğu olan
kişinin, çocuğun ülkesinden başka bir ülkede yaşaması halinde, Taraf
Devletler bu konuya ilişkin uluslararası anlaşmalara katılmayı veya bu
tür anlaşmalar akdinin yanı sıra başkaca uygun düzenlemelerin
yapılmasını teşvik ederler.
|