|
3294 sayılı Kanunun 7.maddesi uyarınca, Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonunda toplanan kaynağın ülke çapında
ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdi ve ayni olarak dağıtılmak ve bu
Kanun’un amacına uygun çalışmalarda bulunmak üzere, her il ve ilçede,
mülki idare amirlerinin tabii başkanlığında Türk Medeni Kanunu
hükümlerine göre Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları kurulmuştur.
Halen 81 il ve 850 ilçe olmak üzere 931 adet Sosyal Yardımlaşma ve
Dayanışma Vakfı Türkiye genelinde faaliyetlerini sürdürmektedir.
Vakıfların karar organları “Vakıf Mütevelli
Heyeti” dir.
İl ve İlçelerde tüm yardım programları, Vakıf
Mütevelli Heyetlerinin kararları ile yürütülmektedir.
9 Aralık 2004 tarih ve 25665 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 5263
Sayılı “Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürlüğü Teşkilat ve
Görevleri” Hakkındaki Kanunun 19. maddesi ile; 3294 Sayılı Kanunun 7 nci
maddesinin birinci ve ikinci fıkraları değiştirilmiş, dördüncü fıkrası
madde metninden çıkartılarak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma
Vakıflarının “mütevelli heyetlerinin oluşumu” yeniden düzenlenmiştir.
İl SYD Vakıflarının Mütevelli Heyetleri
Vali başkanlığında, belediye başkanı,
defterdar, il milli eğitim müdürü, il sağlık müdürü, SHÇEK il müdürü, il
müftüsünün yanı sıra il tarım müdürü, köy ve mahalle muhtarlarının kendi
aralarından seçecekleri 1 köy muhtarı,1 mahalle muhtarı, 2 sivil toplum
kuruluşu temsilcisi, 2 hayırsever vatandaştan oluşmaktadır.
Vakıfların Gelirleri
-
Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonundan aktarılacak miktarlar,
Mahalli İdare Bütçelerinden % 2 oranında ayrılacak paylar, (
07.12.2004 kabul tarihli 5272 Sayılı Kanunun 87. maddesinin (e)
bendi ile yürürlükten kaldırılmıştır)
-
Her nevi
fitre-zekat-kurban derileri ve bağırsak yardımları,
-
İşletme ve
iştiraklerden elde edilecek gelirler,Diğer gelirlerden,
oluşmaktadır.
Vakıflarca Kaynakların Kullanımı
Fonda toplanan kaynak, Fon kurulu kararları ile
ülke genelinde kurulu bulunan 931 Vakfa aktarılmakta, bu kaynaklar
Vakıflarımız tarafından ihtiyaç sahibi yoksul vatandaşlarımıza ayni veya
nakdi yardımlar olarak ulaştırılmaktadır.
Vatandaşlarımız, ikamet ettikleri yerdeki
Kaymakamlık veya Valiliklerin hizmet binalarında faaliyet gösteren
Vakıflara ihtiyaç durumlarına göre başvurmaktadırlar.
Yapılan başvurular vakıf mütevelli heyetlerince
değerlendirilmekte, sosyal güvenceden yoksun, fakir ve muhtaç durumda
oldukları tespit edilenlerin yardım talepleri karşılanmaktadır.
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları
yoksul vatandaşlarımızla devletimiz arasında köprü görevini
üstlenmişlerdir.
Vakıfların Denetimi
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları hesap yönünden Vakıflar Genel
Müdürlüğünce, idari yönden ise İçişleri Bakanlığının denetimine
tabidirler.
SOSYAL
RİSKİ AZALTMA PROJESİ (SRAP) NEDİR?
T.C. Hükümeti ile Dünya Bankası arasında 14
Eylül 2001 tarihinde imzalanan ve 28 Kasım 2001 tarihli Resmi Gazete'de
yayınlanarak yürürlüğe giren, Sosyal Riski Azaltma Projesi İkraz
Anlaşmasıyla, Türkiye'de kısa ve uzun dönemde yoksulluğun azaltılmasına
katkıda bulunulması amaçlanmıştır. Proje birbiriyle bağlantılı dört
temel Bileşenden oluşmaktadır. Bunlar:
-
Yaşanan ekonomik
krizin muhtaç nüfus üzerindeki etkisini azaltma (Hızlı Yardım
Bileşeni)
-
Yoksullara hizmet
ve sosyal yardım sağlayan devlet kurumlarının kapasitesini artırma
(Kurumsal Gelişim Bileşeni)
-
Temel sağlık ve
eğitim hizmetlerinin iyileştirilmesi için nüfusun en yoksul %6'lık
bölümüne yönelik bir sosyal yardım sistemi kurma (Şartlı Nakit
Transferi Bileşeni)
-
Yoksulların gelir
elde etme ve istihdam fırsatlarını artırma (Yerel Girişimler
Bileşeni)
-
Yoksulların gelir
elde etme ve istihdam fırsatlarını artırma (Yerel Girişimler
Bileşeni)
Şartlı Nakit Transferi Nedir?
Sosyal Riski Azaltma Projesi’nin Şartlı Nakit
Transferi kapsamında, yoksulluk nedeniyle çocuklarını okula
kaydettiremeyen, gönderemeyen veya okuldan almak zorunda kalan, okul
öncesi çocuklarını düzenli sağlık kontrollerine götüremeyen ailelerin ya
da düzenli sağlık kontrollerini yaptıramayan anne adaylarının ekonomik
yönden desteklenmesi ve Türkiye’de düzenli bir nakit sosyal yardım
sistemin yerleştirilmesi açısından bir ilk gerçekleştirilmektedir.
Şartlı Nakit Transferi, temel sağlık ve eğitim
hizmetlerine tam olarak erişmelerini teşvik etmek için nüfusun en yoksul
%6’lık kesimini hedef alan temel bir sosyal güvenlik ağıdır.
Şartlı Nakit Transferleri (ŞNT), kuşaklar arası
yoksulluk zincirini kırmanın bir yolu olarak, insan sermayesi birikimini
hedefleyen son dönem kalkınma programlarının bir parçasıdır. Adından da
anlaşılacağı gibi, Şartlı Nakit Transferleri, çocukların düzenli olarak
okula devamının sağlanması veya sağlık muayenelerinin yaptırılması gibi
insana yatırım yapmaları Şartıyla yoksul ailelere düzenli nakdi para
transferi yapılmasıdır.
Şartlı Nakit Transferleri uygulamalarının temel
hedefi yoksul ailelerde insan sermayesi birikimini mümkün kılmak olsa
da, uygulanan programlar, mevcut yoksulluğun azaltılması, çocuk
işçiliğinin önlenmesi veya kriz dönemlerinde bir sosyal güvenlik ağının
oluşturulması gibi diğer hedefleri açısından farklılık
gösterebilmektedir.
Son yıllarda özellikle Orta ve Latin Amerika
ülkelerinde yaygın olarak uygulamaya konulan Şartlı Nakit
Transferleri’nin kısa ve uzun vadede olmak üzere iki temel hedefi
vardır:
1- Uzun
vadede; insan sermayesine yatırım anlamına gelen, temel eğitim, sağlık
ve beslenme hizmetlerine erişimin artırılması suretiyle yoksulluğun
azaltılması.
2- Kısa vadede ise, nakit transferleri
yoluyla yoksulluğun azaltılması üzerinde hızlı bir etkinin
yaratılmasıdır.
Bu hedeflere ulaşmada kullanılan yol ve
yöntemler, bölgesel özelliklere göre bir takım farklılıklar göstermekle
birlikte aynı temellere dayanır.
Hedefleme Mekanizması
Hedefleme mekanizması, fayda sahiplerinin, yani
Şartlı Nakit Transferlerinden faydalanacak ailelerin belirlenmesinde
tarafsız seçme ve hedefleme kriterlerinin kullanılmasına imkan veren bir
mekanizmadır.
Hedefleme mekanizmaları, Şartlı Nakit
Transferleri programını uygulayan ülkelerin sosyolojik, ekonomik ve
coğrafi özelliklerine göre çeşitlilik gösterebilmektedir. Coğrafi
hedefleme, çocuk işçiliği yoğunluğuna göre hedefleme ve yerel
inisiyatiflere göre hedefleme gibi…
Kullanılan yöntem ne olursa olsun, hedef
kitlenin belirlenmesinde, sosyo-ekonomik göstergeler ışığında bilimsel
çalışmalara dayalı olarak oluşturulan puanlama formülleri
kullanılmaktadır. Böylelikle, hedef kitlenin seçiminde şeffaflığın ve
objektifliğin sağlanması mümkün olabilmektedir.
Sağlık, Beslenme, Eğitim...
İnsana yatırım sloganıyla uygulamaya konulan
Şartlı Nakit Transferleri, üç temel alanda paralel uygulamayı öngörür:
Sağlık, Beslenme ve Eğitim...
Şartlı Nakit Transferi programları, genellikle
bu üç temel alanda faaliyet gösterir. İdeal olan, erken çocukluk
döneminde gerekli temel sağlık ve beslenme hizmetlerinden tam anlamıyla
faydalanmış olan çocuğun, okul çağına geldiğinde de eğitim
hizmetlerinden azami seviyede yararlanmasıdır.
Erken müdahalelerin, yaşam döngüsündeki geri
dönüşünün her zaman daha fazla olduğu göz önüne alındığında, muhtaç
çocukların sağlık, beslenme ve eğitim alanlarında kendilerine yapılan
yatırımdan görecekleri fayda o kadar yüksek ve değerli olacaktır.
Düzenli Devam Koşulu
İsminden de anlaşılabileceği gibi, bu kapsamda
yapılan nakit transferleri, okula düzenli devam ve sağlık kliniklerine
düzenli ziyaret ile koşullandırılmaktadır.
Şartlı Nakit Transferleri programı hangi alanda
uygulanıyorsa, yardım almaya hak kazanan ailenin hak ettiği parayı
alabilmesi için, çocuğunun düzenli sağlık muayenelerini ve aşılarını
yaptırması, devam ettiği sağlık kliniklerinde verilen sağlık eğitimi
programlarına düzenli devam etmesi, okul çağındaki çocuğunu düzenli
olarak okula göndermesi gibi koşulları yerine getirmesi gerekir. Bu
koşullar, programı uygulayan sosyal yardım kurumunun, söz konusu temel
eğitim ve sağlık hizmetlerinin sağlanmasından sorumlu devlet
kurumlarıyla yaptığı çalışmalar sonucu belirlenir.
Transferler Annelere...
Koşulların yerine getirilmesi kaydıyla yapılan
nakit transferleri, annelere yapılır. Bunun en önemli sebebi, kadının
aile ve toplum içerisindeki statüsünü güçlendirmek ve özgüvenini
artırmaktır. Böylece, annelerin, toplum içinde belirli bir konuma
ulaşabilmenin keyfiyle çocuklarının ihtiyaçlarını tamamlaması sağlanır.
Katılımcılık Esası
Şartlı Nakit Transferleri, katılımcı bir
programdır. Koşullu bir destek programı olduğu için, desteği alan
ailenin devamlılığını kontrol edecek olan eğitim ve sağlık kurumlarının
aktif katılımı öngörülür. Yardımı yapan kurum ve alıcı ailenin yanı
sıra, uygulamada yer alan birçok paydaş bulunmaktadır. Bazı ülkelerde,
mahalli idareler, gönüllü kişi ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri
de programların uygulanmasına destek sağlar.
DÜNYADA
ŞARTLI NAKİT TRANSFERLERİ
Çocuklara bugün yapılan 1.- ABD$’lık bir
harcamanın gelecek yaşamına yansıyan değerinin 10.- ABD$ olarak
ölçüldüğünü belirten IFPRI resmi raporlarına dayanarak, benzer sosyal
yardımların ülkelerin geleceğini oluşturmadaki öneminin altını
çizebiliriz.
Bu tür uygulamalarla benzer ülkelerde annelere
yapılan yardımların yüksek oranda çocuğa yansıtıldığı, toplumsal huzur
ve barışın sağlandığı, zor ekonomik dönemler sonrası toplumda daha önce
sosyal yapıda olmasına rağmen vazgeçilmiş veya unutulmuş görüntüsü veren
paylaşma ve yardımlaşma geleneğinin tekrar canlandığı gözlenmiştir.
Çocuklara yatırım yapılmasını hedefleyen Şartlı Nakit Transferleri, son
yıllarda birçok ülkede, özellikle de Orta ve Latin Amerika ülkelerinde
uygulanmaya başlamıştır. Büyük ölçekli ilk ŞNT projesini 1997 yılında
Hükümet kaynaklarıyla başlatan Meksika’nın ardından, Brezilya, Jamaika,
Şili ve Nikaragua gibi ülkeler de kendi programlarını uygulamaya
koymuşlardır. Fayda sahiplerinin sayısı, programlara ayrılan bütçeler ve
yapılan etki değerlendirmelerinin sonuçları, ŞNT programlarının birçok
ülkenin yoksullukla mücadele stratejilerinde önemli rol oynadığını
göstermektedir.
Halen dünyada pek çok ülkede uygulanmakta olan
ŞNT programları temel olarak iki ana bölümden oluşmaktadır: eğitim ve
sağlık/beslenme. Genel olarak, eğitim yardımları ilköğretim çağındaki
çocukları hedeflemekteyse de, eğitim edintisi yüksek olan ülkelerde
ortaöğretim çağı gençler da program kapsamına alınabilmektedir. Eğitim
yardımlarının verilme koşulu, çocuğun okula kaydolmuş ve düzenli olarak
okula devam ediyor olmasıdır. Sağlık ve beslenme yardımları ise,
çoğunlukla yeni doğanlardan 2-3 yaşına kadar olan çocukları kapsamakla
birlikte, bazı ülkelerde çocuk okula başlayana kadar devam etmektedir.
Yine bazı ülkelerde, gebeler ve lohusalar da fayda sahipleri arasında
yer alabilmektedir. Sağlık/beslenme yardımlarının verilme koşulu, fayda
sahiplerinin daha önceden belirlenen sayıda düzenli sağlık muayenelerini
yerine getiriyor ve sağlık eğitimlerine katılıyor olmalarıdır.
Çocukların sağlık kliniklerine devamı büyüme ve aşı takvimlerine göre
takip edilmektedir. Yapılan gebelik yardımları, anne adaylarının
gebelik, doğum ve lohusalık dönemlerinin sağlıklı olarak tamamlanması
amacını taşımaktadır. Program kapsamına alınan fayda sahiplerinin seçimi
ise, özel hedefleme mekanizmalarına göre yapılmaktadır.
TÜRKİYEDE
ŞARTLI NAKİT RANSFERİ
Türkiye’de Şartlı Nakit Transferleri, 2001
yılında uygulamaya konan Sosyal Riski Azaltma Projesi ile başlamıştır.
Şartlı Nakit Transferi Programı kapsamında, yoksulluk nedeniyle
çocuklarını okula gönderemeyen veya okuldan almak zorunda kalan ya da
okul öncesi çocuklarını düzenli sağlık kontrollerine götüremeyen aileler
ile gebelikleri süresince düzenli sağlık kontrollerini yaptıramayan veya
doğumlarını bir sağlık kuruluşunda gerçekleştiremeyen anne adaylarını
ekonomik yönden desteklemek ve Türkiye’de düzenli bir nakit sosyal
yardım sistemi yerleştirmek açısından bir ilk gerçekleştirilmektedir.
Ekonomik güçlükler nedeniyle çocuklarını okula gönderemeyen ve düzenli
sağlık kontrollerini yaptıramayan, nüfusun en yoksul %6’lık kesimine
dahil olan aileler, ŞNT ’nin temel hedef kitlesidir.
ŞNT aşağıdaki amaçlar için yoksullara teşvik
sağlamaktadır:
-
Yoksul ailelerin
çoğu zaman çocuklarını okula göndermesini engelleyen masraflarının
(okul kitapları, okul kıyafetleri, okul ücretleri) karşılanması
yoluyla, çocukların eğitimlerine devamlarını sağlamak;
-
Yoksul aile
çocuklarının doğum sonrası temel sağlık ve beslenme hizmetlerinden
(aşılama, büyümenin gözlemlenmesi, ve yetersiz beslenme
bozukluklarını giderme) yararlanmalarını sağlamak;
-
Gebeliklerin
takibi ile; doğum öncesinde gebelik risklerinin önlenmesini, gebelik
sırasında karşılaşılacak olan sorunlara anında müdahale edilmesini,
aşılarının zamanında ve tam olarak yapılmasını, gebelik anemisinden
korunmasını, tedavisini ve doğumun güvenli olarak hastanede
yapılmasını sağlamak
Bu amaçla, çocuklarda ve ailelerde olumlu
davranış değişikliği yaratmak ve devam ettirmek için, Milli Eğitim
Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı ile koordineli çalışılmaktadır. Bu
kapsamda, anne adaylarının düzenli sağlık kontrollerini yaptırıp
yaptırmadıkları, ailelerin çocuklarına düzenli olarak sağlık kontrolü
yaptırıp yaptırmadıkları ve çocukların okula devam edip etmedikleri
kontrol edilerek yardımların devam etmesi veya kesilmesi
öngörülmektedir.
Bu kapsamda uygulamanın oldukça geniş bir
ölçeğe sahip olması, uygulamanın etkinliği ve verimliliği açısından
“pilot uygulama” boyutunun gerekliliğini de beraberinde getirmiştir.
Pilot uygulamayı takiben, buradan edinilen bilgi, deneyim ve bulguların
ışığında yaygınlaştırma aşamaları başlatılmıştır.
ŞNT
BAŞVURULARI
Ekonomik güçlükler nedeniyle çocuklarını okula
gönderemeyen ve düzenli sağlık kontrollerini yaptıramayan, nüfusun en
yoksul %6’lık kesimine dahil olan aileler, ŞNT’nin temel hedef
kitlesidir. Bu kapsamda, sosyal güvencesi olmayan ve
-
bebek bekleyen
ve/veya
-
0-6 yaş grubu
ve/veya
-
okul çağında
çocuğu olan aileler, ŞNT uygulamasından faydalanmak üzere başvuru
yapabilirler.
-
Başvuruların
anneler tarafından yapılması teşvik edilmelidir. Annenin hayatta
olması durumunda, ödemeler anneler adına açılan hesaplara yapılacağı
için, başvurunun annelerce yapılması yönünde SYDV’lerce yönlendirme
yapılması, ileri aşamalarda işlem kolaylığı sağlayacaktır.
-
Babanın aile
adına başvurmak istemesi durumunda, babanın başvurusu geri
çevrilmez; ancak, ödemenin anneye yapılabilmesi için başvuru
formunun Bölüm 2’si eksiksiz olarak doldurulur ve annenin okunaklı
nüfus cüzdanı fotokopisi istenir. Annenin vefat etmiş olması veya
ailede boşanma olması durumunda, şayet velayetin babaya verildiği
gerekli belgelerle ispat edilirse, çocuğun babayla yaşadığı başvuru
formunun ilgili sorusunda açıkça belirtilir ve ödemeler babaya
yapılır.
-
Anne ile baba
arasında resmi nikah olmaması ve aynı zamanda babanın veya annenin
başka birisiyle resmi nikahı bulunmaması durumunda, resmi nikah ve
resmi nüfus kaydı teşvik edilir. Anne veya babanın başka birisiyle
resmi nikahı olması durumunda ise, çocuklar kiminle yaşıyorsa
başvuru çocuğun birlikte yaşadığı kişiden alınır.
-
Çocuğun birlikte
yaşadığı kişinin resmi vasi olmaması durumunda, bu çocuklar için
yapılacak başvurular, başvuru sahibinin (anne, baba, teyze, dede,
vb.) durumunun incelenmesi üzerine çocuğun o kişi ile yaşadığına
dair resmi kanıt (ikamet belgesi) alınması ve Mütevelli Heyeti’nin
başvuru sahibinin fayda sahibinden sorumlu olduğu ve fayda sahibi
adayının eğitim ve/veya sağlık hizmetlerinden yararlanmak için
şartlı nakit desteğine ihtiyaç duyduğunu resmi olarak onaylaması
halinde, çocuğun birlikte yaşadığı kişiden alınabilir.
-
Başvuru
sahiplerinin ve eşlerinin SSK, Bağ-Kur veya EMSAN kurumlarında
sosyal güvenceleri bulunuyorsa, bu kişilere Şartlı Nakit Transferi
uygulamasından faydalanamayacakları belirtilir. Yine de başvurmak
isteyen kişilerin başvuruları alınır ve sisteme girilir; ancak
başvuruyu yapan kişinin herhangi bir sosyal güvenceye sahip olduğu
sisteme girilirse, bu kişinin hak sahibi olması sistem tarafından
engellenir. Başvuru sahibinin veya eşinin zorunlu Bağ-Kur veya tarım
sigortalısı olması, maddi imkansızlıklar nedeni ile sigorta borcunu
ödeyememesi ve bu durumun SYDV tarafından tespit edilerek Mütevelli
Heyeti tarafından resmi olarak onaylanması halinde, bu kişiler
sosyal güvenceleri yokmuş gibi değerlendirilir.
BAŞVURU KAYIT KABUL BELGELERİ
Şartlı Nakit Transferi uygulamasından
faydalanabilmek için bir başvuru formu doldurulmalıdır. Başvuru
formları, 4 bölüm halinde hazırlanmıştır. Formda, başvuru sahibinin,
eşinin ve çocuklarının demografik bilgileri ile hane bilgileri
sorulmaktadır.
Başvuru formlarının dağıtımı ile ilgili olarak birden fazla yöntem
tercih edilebilir. Başvuru formları Vakıflarda teslim alınabileceği
gibi, okullarda, sağlık kurumlarında ve mahalle muhtarlıklarında da
teslim alınabilecektir. Bu amaçla, Vakıflarda, okullarda, sağlık
ocaklarında ve muhtarlıklarda başvuru formlarının yer aldığı ve isteyen
vatandaşların formları alabilecekleri birer “Başvuru Kutusu” oluşturulur
ve başvuru formları Vakıflarca çoğaltılarak bu kutulara konur.
Başvuru formlarının dağıtımı ile ilgili hangi yöntem tercih edilirse
edilsin, formların eksiksiz olarak doldurulduğu Vakıf çalışanları
tarafından kontrol edildikten sonra teslim alınması gerekir. Başvurular,
üç şekilde teslim alınabilir:
SYDV Merkezlerinde: Okuryazar olmayan veya
başvuru formlarını doldurmada yardıma ihtiyacı olanlara, gerekli destek
Vakıf personeli tarafından sağlanır.
Hanelerde: Ulaşım, sağlık, vb. nedenlerle SYDV
merkezlerine gelemeyecek durumda olan kişilere kolaylık sağlamak
amacıyla, SYDV personeli ve/veya diğer kurumlardan görevlendirilecek
geçici personel vasıtasıyla haneleri ziyaretle, başvuru formlarının
doldurulup imzalanması sağlanabilir. Bu takdirde, formun
doldurulmasından sorumlu kişi/kurumlar, doldurulmuş ve imzalanmış
formları SYDV merkezlerine toplu olarak teslim ederler.
Diğer: SYDV’ler tayin ettikleri mekanlarda
(okul, spor tesisleri, köy odaları, sağlık evleri gibi toplum
merkezlerinde) başvuru sahiplerine randevu vererek başvuruları kabul
edebilirler. Böylece, ilçe vakfına gelemeyecek bölgelerin dışlanması
önlenecektir. Burada da yine, formun doldurulmasından sorumlu
kişi/kurumlar, doldurulmuş ve imzalanmış formları kontrol ettikten sonra
SYDV merkezlerine toplu olarak teslim ederler.
Başvuru sahipleri, başvuru formuna ek olarak,
aşağıdaki belgeleri de temin ederler:
Yeşil Kart Sahipleri İçin:
Yeşil kartın ön sayfası ile vize yapılmış
bölümünün fotokopisi
İkametgah belgesi
Başvuru sahibi ve çocuklarının nüfus cüzdan
fotokopileri
Başvuru sahibi ve çocuklarının T.C. kimlik
numaraları
Öğrenci belgeleri (eğitim yardımı için)
Sağlık raporu (gebelik yardımı için)
Gerektiği durumlarda vasilik belgesi
2022 Sayılı Kanun Kapsamında Maaş Alanlar İçin:
Maaş kimlik kartı fotokopisi
İkametgah belgesi
Başvuru sahibi ve çocuklarının nüfus cüzdan
fotokopileri
Başvuru sahibi ve çocuklarının T.C. kimlik
numaraları
Öğrenci belgeleri (eğitim yardımı için)
Sağlık raporu (gebelik yardımı için)
Gerektiği durumlarda vasilik belgesi
Diğer Başvurular İçin:
Çocuğun hem anne hem de babası (veya vasisi)
adına SSK, BAĞKUR ve Emekli Sandığı'na kayıtlı olmadıklarına dair belge
(mevcut ise başvuru sahibi tarafından temin edilecek; değil ise Vakıf
tarafından temin edilecektir).
İkametgah belgesi
Başvuru sahibi ve çocuklarının nüfus cüzdan
fotokopileri
Başvuru sahibi ve çocuklarının T.C. kimlik
numaraları
Öğrenci belgeleri (eğitim yardımı için)
Sağlık raporu (gebelik yardımı için)
Gerektiği durumlarda vasilik belgesi
Gebelik yardımı başvurularında, başvuru
sahibinin getirmiş olduğu sağlık raporuna istinaden kişinin gebelik
yardımı adayı olduğu belli olacaktır. Hak sahibi belirleme işleminden
sonra; kendisinin ya da eşinin hak sahibi olduğunu gören gebe kadın,
sağlık ocağına giderek gebelik muayenesini yaptıracak ve gebeliğinin
kaçıncı haftasında olduğunu gösterir belgeyi Vakfa getirecektir. Vakıf
görevlisi, sisteme gebelik bilgisi girişini yapacaktır. Bu giriş
sırasında kadının gebelik haftası belgede belirtildiği şekilde
işlenecektir.
Kişilerin yeşil kartlarının başka bir ilçeden olması durumunda, yeşil
kartı yokmuş gibi işlem görürler. Bu başvuru sahipleri için gerekli tüm
incelemeler yapılır. Kişiler yeşil kart almaya zorlanamazlar.
Başvurular sırasında, tüm evrakın eksiksiz teslim alınmasına ve
özellikle kimlik fotokopilerinin okunaklı olmasına dikkat edilmelidir.
Başvuru formlarındaki tüm sorular son derece önemlidir ve boş
bırakılmamalıdır. Başvuru formunun doldurulması ile ilgili ayrıntılı
bilgiler ve talimatlar, formun ikinci sayfasında verilmektedir.
Başvurular teslim alınırken, başvuru sahibine, hak sahiplerinin SYDGM
tarafından merkezde belirleneceği, verilen bilgilerin doğruluğunun
araştırılacağı, hak sahibi olsalar bile doğru beyanda bulunmadığı tespit
edilenlerin sistemden çıkarılacakları, uygulamanın gereği olan koşulları
yerine getirmedikleri takdirde hak sahipliği konumlarını yitirecekleri
hususu vurgulanır.
YEREL GİRİŞİMLER
Türkiye'nin yoksul kesimlerinin gelir elde etme
ve istihdam fırsatlarını artırmaya yönelik çabalarının desteklenmesini
öngören Yerel Girişimler kapsamında, yoksul insanlarımızın gelir ve
hayat standardını yükseltebilmek amacı ile hazırlanıp uygulanabilecek
proje konuları beş başlık altında toplanmıştır. Bunlar:
1.
Gelir Getirici
Projelerin Amaç ve Kapsamı
2.
İstihdama Yönelik
Beceri Kazandırma Eğitimleri
3.
Toplum Yararına
Çalışmalar İçin Geçici İstihdam
4.
Sosyal Alt Yapı ve
Hizmet Merkezlerinin Kuruluş ve Geliştirilmesi
5.
Toplum Kalkınmasına
Yönelik Kapsamlı Çalışmalar
Gelir Getirici
Projelerin Amaç ve Kapsamı
Gelir getirici küçük ölçekli projelerin amacı,
yoksul birey veya hanelerin kendi geçimlerini sağlayacak işleri
kurmaları, gelir elde etmeleri ve başlattıkları çalışmaları uzun süre
devam ettirebilmeleridir. Uygulanacak projelerin teknik ve ekonomik
olarak yerel koşullara uygunluğu yanında, üretilecek ürün veya hizmetin
yöresel satış ve pazarlama olanaklarının bulunması gerekmektedir.
SRAP-YG'ye, fayda sahipleri tarafından kişisel
başvurular yapılabilir ancak, başvuruların mümkün olduğunca grup bazlı
olması tercih edilmektedir. Projelerin grup bazlı olması, uygulama
süreci ve sonrasında, gerekli teknik destek hizmetlerinde etkinliği
sağlayıcı büyüklüğe sahip olunması açısından önemli olmaktadır.
Proje Konuları: Gelir Getirici Projeler için
herhangi bir konu sınırlaması bulunmamaktadır. Mevcut ekonomik
faaliyetlerde üretim ve verim artışı sağlanması ya da potansiyel
kaynaklardan yararlanarak gelir elde edilebilmesi amacıyla; bitkisel ya
da hayvansal üretim, tarımsal ürün işleme, el sanatları,
hediyelik-turistik eşya üretimi, ticaret, perakendecilik,
satış-pazarlama vb. her türlü konuda proje sunulabilir.
Gelir Getirici Projelere Verilen Destek Miktarı Gelir getirici projeler
için kentsel alanda 5000 dolar, kırsal kesimde yoksul birey ya da hane
başına en fazla 3.000 ABD Dolarına eşit YTL tutarına kadar destek
sağlanmaktadır. Kişisel limitleri geçmemek üzere, birden fazla kişinin
bir araya gelerek uygulayacağı grup bazlı ortak projelerde, toplam bütçe
100.000 ABD doları eşdeğeri YTL'yi aşamaz. Gelir Getirici Projelerin
Değerlendirilmesi Değerlendirmede dikkate alınan önemli konular:
Yoksul aile/hanelerin geçimine katkı sağlayacak
gelir elde edilmesi ve bunun devamlılığının olması.
Projenin uygulanması sonucu elde edilecek ürüne
ve üretilecek miktara bölgesel/ulusal talep olması.
Zorunlu olmamakla beraber, öz kaynak katkısı da
dikkate alınmaktadır. Bütçenin %10'undan az olmayacak maddi veya ayni
nitelikteki öz kaynak katkısı, projenin sahiplenme düzeyini göstermesi
açısından anlamlı olabilmektedir
İstihdama Yönelik
Beceri Kazandırma Eğitimleri
Bu tür projelerin amacı, yoksul kadınlar ve
işsiz gençlere düzenlenecek kısa süreli kurslarla çeşitli teknik ve
sosyal beceriler kazandırılması ve bu kişilerin daha nitelikli iş
bulmalarına katkı sağlanmasıdır. Eğitimlerde benzer konularda çalışma
yapan kamu ve sivil toplum kuruluşları (vakıf, dernek, sanayi, ticaret
ve esnaf odaları, kooperatif, birlik vb.) ile işbirliği yapılarak
istihdam güvencesi sağlanmaya çalışılacaktır.
Proje Konuları: Meslek edinme veya kendi işini
kurmaya yönelik istihdam eğitimlerinde konu sınırlaması yoktur. Ahşap,
taş, toprak, metal işleme, dokumacılık vb. el sanatları veya kentsel
alanlar için sekreterlik-ön muhasebe, tesisatçılık, bahçıvanlık,
bakıcılık vb. hizmet sektöründe iş bulma güvencesi olan her türlü konu
bu kapsamda desteklenebilmektedir.
Eğitim Projelerine Verilen Destek Süresi ve
Miktarı verilecek destek, eğitim süresince proje masraflarının
karşılanması şeklinde olmaktadır. Katılımcı sayısına göre değişmekle
birlikte, projelere sağlanacak destek miktarı 50,000 ABD doları eşdeğeri
TL'yi aşmayacaktır. Proje kapsamında edinilen malzeme ve ekipmanın,
proje sonunda kullanım hakkı veya devri konusu finansman sözleşmesinde
belirtilecektir. İstihdam eğitimi projelerinde ortalama süre 6-8 ay olup
çok özel durum ve koşullar için süre, bir yılı geçemeyecektir.
Değerlendirmede dikkate alınan önemli konular:
İstihdam eğitimiyle sağlanacak faydanın,
kazanılacak becerinin somut olarak belirtilmesi.
Eğitim sonunda kursiyerlerin iş bulma veya
kendi işini kurup gelir elde etme olanağına sahip olması.
Düzenlenen eğitimlerden mümkün olduğunca fazla
sayıda kişinin yararlanacak olması.
Eğitimin farklı gruplarla tekrarlanması talebi,
ilk uygulamanın başarı düzeyine bağlı olacaktır
Toplum Yararına Çalışmalar İçin Geçici İstihdam
Toplumun ortak yararı için uygulanacak çeşitli
projelerde ihtiyaç duyulan işgücünün kısa süreli istihdamla
karşılanması, yoksul işsizlerin çalıştırılması ve bu kişilerin geçici de
olsa para kazanıp aile geçimine katkı sağlaması amaçlanmaktadır.
Toplum yararına yapılacak işler arasında
içme-kullanma suyu temini, sulama sistemlerinin bakım ve onarımı, küçük
ölçekli kanalizasyon-atık su arıtma, yol, park-piknik alanlarının
temizliği ve onarımı, ağaçlandırma, erozyon önleme, aşılama, ilaçlama,
budama, doğal kaynakların korunması-geliştirilmesi vb. işler
sayılabilir. Geçici İstihdam Projelerine Destek Miktarı
Bu kapsamda istihdam edilecekler için ödenecek
ücret, kişi başına 3.000 dolar, projelerin toplam bütçesi ise, 75.000
ABD doları eşdeğeri YTL'yi aşmayacaktır. Geçici istihdam projelerinde
ödenecek ücretler asgari ücretten fazla olmayacak ve bu kişiler mutlaka
yasal mevzuata uygun olarak çalıştırılacaklardır. Projelerin
bütçelerinde malzeme, ekipman ve diğer girdilere ayrılan pay %30'u
geçmeyecektir. İstisnai durumlarda daha yüksek orandaki malzeme, ekipman
talebi Yürütme Kurulunca değerlendirmeye alınacaktır. Geçici İstihdam
Projelerinin Değerlendirilmesi
Projelerin süresinin 6 ayı geçmemesi
Uygulanacak projelerin herhangi bir kamu
kuruluşunun asli görev alanına girmemesi.
Projede öncelikle "belirli kişilere" düzenli
iş, gelir sağlanmasından çok, ortak çaba veya girişimle başlatılan
çalışmaları tamamlayıcı "zorunlu işgücünün" desteklenmesi
amaçlanmalıdır.
Toplum içinde dezavantajlı konumda bulunan
kadın, işsiz genç ve engelli bireylere öncelik verilmesi ve yapılacak
işle ilgili kısa süreli eğitim düzenlenmesi.
Sosyal Alt Yapı ve Hizmet Merkezlerinin
Kuruluş ve Geliştirilmesi
Bu kapsamda sokakta çalışan/yaşayan çocuklar,
engelliler, yaşlılar, korunmasız kadın ve erkekler, işsiz gençler ve
yoksullara sağlanan düşük maliyetli sosyal hizmetlerin
yaygınlaştırılması için toplum veya sosyal amaçlı merkezler kurulması
yada mevcut merkezlerdeki programların çeşitlendirilmesi
amaçlanmaktadır. Ayrıca, evinden ayrılmak zorunda kalan veya uygun
olmayan koşullarda barınan evsiz veya yarı-göçer gruplara yönelik geçici
konut, sığınma, barınma evi vb. mekanların yapımına destek verilmesi
amaçlanmaktadır. Yine semt lokali, kültür, okul, sağlık merkezi, üretim
atölyesi vb. ortak kullanım alan ve mekanlarının tadilat ve onarımı da
bu kapsam içinde değerlendirilebilecektir. Bu kapsamdaki tüm projelerde
öncülüğün Sivil Toplum Kuruluşları ile Sosyal Hizmetler ve Çocuk
Esirgeme Kurumu (SHÇEK) tarafından yapılması beklenmektedir. SHÇEK'in ve
STK'ların bugüne kadar ulaşılamayan gruplara ulaşmak, yeni yöntem veya
hizmetlerin pilot uygulamasını yapmak amacıyla hazırlayacağı projeler
öncelikle dikkate alınacaktır. Sosyal Hizmet Projelerine Destek Miktarı
Sosyal hizmetler projelerine verilecek destek miktarı 200,000 ABD doları
eşdeğeri YTL'yi aşmayacaktır. Sosyal hizmet amaçlı merkezlerin genel
işletme giderleri en fazla iki yıl süreyle desteklenebilmektedir. Sosyal
Hizmet Projelerinin Değerlendirilmesi
Bu merkezlerde hizmet verilen yoksul kadın,
işsiz genç, çocuk ve yaşlıların üretici hale getirilmesi ve gelir
getirici faaliyetlere yöneltilmesi.
Engelli bireylere eğitim ve rehabilitasyon
hizmetleri verecek merkezlerde sürdürülebilirliğin sağlanmasına yönelik
çalışmaların planlanması.
Ortak kullanıma yönelik çeşitli tesislerin
yapımı veya bakımında, maliyetin yararlanıcıların ekonomik gücünü aşması
ve kamu hizmetlerinin alınmasının mümkün olmadığı durumlarda geçerli
olabilecektir.
Vatandaş Odaklı Yönetişim:
Değişimin hızlandığı, küreselleşme ve bilgi
toplumu şartlarında bireyin ve toplumun ön plana çıktığı yeni yönetim
anlayışına uygun olarak, ‘yeniden yapılanma’ çalışmaları ülkemizde de
hızla devam etmektedir. Performansa dayalı, katılımcılığın esas olduğu
vatandaş-birey odaklı yönetim anlayışına geçiş yapılabilmesi ve kamu
hizmetlerinin gerek üretilmesinde, gerekse vatandaşa ulaştırılmasında
daha etkin ve verimli bir süreç yaşanabilmesi hedeflenmektedir.
Yönetim anlayışında yaşanan bu değişiklik
ihtiyaçlarına, yasal düzenlemelerle çözüm üretme çabalarının yanı sıra,
üretilen kamu hizmetinin vatandaşa ulaştırıldığı fiziki mekanın da
vazgeçilmez önemi bulunmaktadır. Sosyal yardım almak üzere vakıflara
başvuran vatandaşlarımız için başvuru ve bekleme mekanlarının çağdaş bir
ortama kavuşturulması, bürokratik iş ve işlemlerin azaltılması,
başvuruların kısa sürede sonuçlandırılması gibi yol ve yöntemlerle
sosyal yardımların dağıtılmasında yeni bir yapılanmaya gidilmesi
hedeflenmektedir.
Özellikle sosyal yardım alan vatandaşlarımızın
zaman zaman toplumsal dışlanmışlık duygusu içinde bulunabileceği göz
önünde bulundurulursa, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıflarımızda
fiziki çalışma ortamının iyileştirilmesi Sosyal Devlet ilkesinin de bir
gereğidir.
Yukarıda belirtilen amaç doğrultusunda Sosyal
Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ile sosyal yardıma muhtaç
vatandaşlarımıza hizmet veren kamu hizmet birimlerinin çalışma
mekanlarının iyileştirilmesine yönelik Vatandaş Odaklı Yönetişim Projesi
uygulaması başlatılmıştır.
Güzel Okulum Projesi:
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel
Müdürlüğü- Sosyal Riski Azaltma Projesi Yerel Girişimler bileşeni
kapsamında yürütülen Güzel Okulum projesi ile Türkiye Genelinde
bakım-onarım,tadilat ve restorasyona ihtiyacı olan okullarımız için
9.310.000 ABD Doları tutarında Fon ayrılmıştır.
İl ve İlçelerimizde kurulu Sosyal Yardımlaşma
ve Dayanışma Vakıfları, Milli Eğitim Müdürlükleri ve Sağlık
Müdürlüklerinin gerçekleştireceği ortak bir çalışma sonucunda, fiziki
mekan ve sosyal altyapı olanakları açısından en yoksun okul veya okullar
belirlenerek bunların Sosyal Hizmet Projeleri olarak bakım-onarım,
tadilat, restorasyon gibi ihtiyaçlarının karşılanması sağlanmıştır
“Güzel Okulum” projesi ile Türkiye Genelinde
İlk ve Orta Dereceli Okullarda yaklaşık 2.000.000 öğrencimizin daha
sağlıklı,sıhhi ve sıcak bir eğitim ortamına kavuşması sağlanacaktır
Toplum Kalkınmasına Yönelik Kapsamlı
Çalışmalar
Daha geniş alanlarda "bütüncül yaklaşımla"
birbirini tamamlayıcı gelir-üretim, eğitim-beceri geliştirme, altyapı,
sosyal hizmet ve çevresel projeler geliştirilen bir program çerçevesinde
birlikte uygulanabilecektir. Yerel girişimlere eklenen bu bileşen
kapsamında, uygulanacak projelerin tutarı yukarıda belirtilen limitleri
aşmayacak ve programın toplam bütçesi ise, 500.000 ABD doları karşılığı
YTL'yi geçmeyecektir
BAŞVURU SÜRECİ
Kimler başvurabilir: Fon ve Vakıfların kuruluş
amaçları doğrultusunda yoksul ve herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşu
kapsamında güvence sahibi olmayan kişiler proje desteklerinden
yararlanabilir. Vakıflar, fayda sahiplerinin uygunluk durumunu inceler
ve Mütevelli Heyet kararıyla onaylar. Bireysel ya da grup bazlı olarak
hazırlanan başvurular, projenin uygulama alanındaki Vakıflara yapılır.
Daha yaygın alanlarda, birden fazla projenin birlikte uygulanmasını
öngören "geniş kapsamlı" projeler için başvurular doğrudan PKB'ye
yapılabilir.
Projeler, ekte özeti verilen "proje hazırlama
formatı"nda belirtilen konu başlıkları hakkında yeterli açıklamaları
içerecek şekilde hazırlanır. Vakıflar gerektiğinde proje hazırlanmasına
destek verir.
Her kişi için birer adet fayda sahibi başvuru
formu doldurulur. Yararlanıcıların aktif nüfus yaş grubu (18-65) içinde
yer alması ve SRAP projelerinden daha önceden yararlanmamış olması
gerekir.
Her proje için bir adet proje başvuru formu
eksiksiz olarak doldurulur (örneği ekte verilmekte). Proje başvuru
formunda SRAP'tan talep edilen miktar bölümünün mümkün olduğunca Yeni
Türk Lirası (YTL) cinsinden belirtilmesi gerekmektedir.
Başvuruyu alan Vakıflar, proje başvuru formunun ilgili bölümlerini
gerekli yorum ve açıklama notuyla birlikte doldurup, kayda aldığı
projenin bir kopyasını PKB'ye gönderir.
|